ERDAL DANIŞ

ERDAL DANIŞ
"Herkesin iki hayatı vardır. İkinci hayatı sadece bir hayatı olduğunu anladığı zaman başlar."
Kendi kendime kalarak düşünüyorum da, şöyle diyorum: 'Daha bizim uygar olabilmemiz için çok emek lazım. Çok okul lazım!' Ama, okullardaki öğretmenlerin başını yarıyoruz! Ben anlarım, Hoca! Sen benim eli yüzü kömür içinde emekçi parçası olduğuma bakma! Ben adamın gelişinden ne mal olduğunu anlarım. Şimdiki gidişimizden de ne olduğumuzu anlıyorum. Gözel ustura kullanıyoruz. 'Yükseldik, kalkındık!... Az zamanda çok iş gördük!...' Kabara kabara çatlayacağız, Allah etmesin! Ulan yükseldinse yükseldin; ne bağırıyorsun? Kime duyuracaksın! Yükselmiş! Bir yorgan iğnesini yabandan alıyorsun; ne haber! Yükselmiş! Bir karın ağrısının hapını yapamıyorsun! Yarı yanın ağanın kumandasında. Okullarında Amerika'nın süttozu. Kızları okula yazan öğretmenlerin başını yarıyorsun. Böyle mi yükseldin?"
Sayfa 192 - Literatür yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
"Size enstitülerde bunları belletmediler. Bir adamın hayatta başarılı olabilmesi için, her sakala göre tarak vurmayı bilmesi şarttır. Her sakala göre tarak yada her nabza göre şerbet! Bu bakımdan..." Damalı Öğretmeni'nin başına gene bir ağrı girdi. Ne biçim konuşuyor bu adam? Türkiye'de ulusal uyanışı biz bunlarla mi başaracağız?
Sayfa 184 - Literatür yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
"Bu çiftçinin de kursağı yokmuş be Hocaa! İnsan bir süpürür hiç olmazsa!... Yada karıya söyler, süpürtür... Eskiden bu köy sofu bir köydü. Okumuşu, Arabiyet bileni çoğidi. Öyle adamlar vardı, her biri bir derya idi. Bir adamı ortalarına aldılar mı, sabahı ederlerdi. Ta üç bin yıl önceden ses verirlerdi. Yani onlar konuşurken adamın içine öyle doğardı ki, bu dürzüler, hani senin çocuklara bellettiğin o mağara devrinde yaşıyorlar tam! Ben sevmem bu molla takımını, Hocaa! Hökümet bana yetki versin, 'Oğlum Altıparmak, yap şunların işlemini!’ desin, valla kendi elimle yaparım! Sebebini sorarsan, milletin iştahını tıkayan bunlardır, Hocaa! Yani insanı dünyaya geldiğine pişman ederler... Öte dünyada yanacaksın, donacaksın... Ulan ha biraz tatlı konuşun! Yanacaksam yanacağım; sana ne? En çok kızdığım: sakal! Ulan, sakal dediğin yaşlı adama yaraşır! Hem de ağarmış olacak! Ağarmadan sakal bırakmak olmaz yahu, yakışık almaz!..."
Sayfa 174 - Literatür yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
Pehlivan, "Bizim insanımız, anlaşılmaz bir davadır Hoca'm!" diyor. "İyiyi bırakır, kötüye koşar! Onduğu yerden gece kaçar. Bu böyledir ama nedendir, bilemem...” Muhtar doğruldu. "Yoksul, hemi de cahil insanın kabahatı yoktur, Pehlivan!" dedi. "Okul olacak, kitap olacaktı, açıp okuyacaktı vaktinde! O zaman görecektin sen bizim insanı!...”
Sayfa 158 - Literatür yayınları·Kitabı okudu
İnsan ve Toplum
"Sığırın alası dışındadır, insanın alası içinde! Sığırı tanırsın da, insanı tanıyamazsın! Ne gayede gezdiğini bilemezsin!"
Sayfa 132 - Literatür yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat