Herhangi bir varlık bana karşı iyiliksever duygular besleseydi, karşılığını yüzlerce misliyle verirdim; o bir tanecik yaratığın uğruna , tüm insan ırkıyla barışırdım!
Ne yazık! İnsan niçin vahşilerden daha üstün hassasiyetlere sahip olmakla övünür ki? Bu onları daha kısıtlı varlıklar kılıyor sadece. Dürtülerimiz açlık, susuzluk ve şehvetle sınırlı kalsaydı, neredeyse özgür olurduk ama şimdi esen her rüzgarla, tesadüfen söylenmiş bir sözle ya da o sözün anlattığı görüntülerle heyecanlanıyoruz.
İnsan zihni için, üst üste yaşanan olayların duyguları ayağa kaldırmasının ardından gelerek, ruhu hem ümitten hem de korkudan azade kılan eylemsizlik ve kesinliğin mutlak sükunetinden daha acı verici şey yoktur. Justıne ölmüştü.
Olgun bir insan her zaman sakin ve huzurlu yapısını korumalı; tutkuların, geçici bir arzunun sükunetini bozmasına asla izin vermemeli.Bilgi peşinde koşmak da bu kurala istisna teşkil etmez bence. Üzerinde yoğunlaştığınız çalışmalar sevgi hissini zayıflatıyorsa, basit şeylerden aldığınız, dışarıdan hiçbir şeyin karışmaması gereken tadı yok ediyorsa, o çalışmalar uygunsuz demektir. Yani insan zihnine uymazlar.