Fatih

Fatih
@_Fidelio
Her şeye sahipsin patron, ama bir şey eksik: delilik. Bir erkeğin biraz deliliğe ihtiyacı vardır, yoksa asla ipi kesip özgür olmaya cesaret edemez.
1861 Şubat'ında Şehzade Vahideddin'in doğum kutlamalarında Muzıka-yı Humâyun bandosu paravan arkasında duran harem bandosu ile değişmeli olarak çalmaktadır. Hanımlar muzıkacı beylerin kendi çalışları hususunda ne düşündüklerini merak etmektedirler. Bu yüzden aralarında küçük bir kız olarak Leyla'nın da bulunduğu bir grup çocuğu beylerin arasına yollarlar. Çocuklar beylerin ''Kadınlar nasıl bu kadar mükemmel çalabilirler? Hemen hemen bizden iyi çalıyorlar denmeye layık.'' dediklerini duyarak bundan büyük memnuniyet duyan sazende kalfalara işittiklerini iletmişlerdir.
Sanat
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Evrensel bir birliktelik
Guiseppe Donizetti bir Katoliktir, ama çok sesli Müslüman şarkıları bestelemiştir. Napoleon'a hizmet etmiş, ama İslamın halifesi II. Mahmud'un hizmetine girmekten de çekinmemiştir. Bir İtalyan olarak liva'lığa (paşa) kadar yükselmiş ve Osmanlı İmparatorluğu'nun milli marşlarını bestelemiştir. Ama bir Katolik olarak İstanbul'daki bir katedralin mahzenine gömülmüştür. Gustav Mahler'in dahi Avusturya operası direktörlüğü görevine getirilmeden önce resmen Musevilikten Hristiyanlığa geçmesi şart koşulduğu düşünülürse, Donizetti'nin Türk müzik tarihinde her zaman ne derece hoşgörü ve takdirle kabul gördüğü ve ölümünün 150. yılında hatırasının ne kadar canlı olduğu açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Hoşgörü
Doğu ve Batı
Osmanlı Batı müziğine olan ilgim, aslında Donizetti paşa kitabından önce başladı. Bu konuda çok değerli çalışmaları olan Emre Aracının Donizetti paşa kitabı ise bana bu konuda koca bir dünyanın kapılarını araladı. Yaşadığım şehrin, İstanbul'un her bir sokağında ayrı bir hikaye bulur oldum. Çok değerli isimler tanıdım. Bu güzel kitabı okuyup o sokakları gezerken geçmişten gelen bu müziklerin bana eşlik etmesi, apayrı bir zevk ve mutluluk. Donizetti Paşa: Osmanlı Sarayının İtalyan Maestrosu . Emre Aracı youtu.be/BqHMe_sbN8A
Müzik
İstanbul, 1820'li yıllara gelindiğinde, Osmanlı İmparatorluğu'nun ''Büyük Petro'' su olarak da bilinen Sultan II. Mahmud'un (1808-1839) kararlı idaresi altında Batılı eksende gelişme gösteren Doğulu bir şehirdi.
Kitap ile ilgili heyecanımı, Yazar daha önsözünde hissettiriyor.
Guiseppe Donizetti İstanbul'dan Bergamo'daki babası Andrea'ya yazdığı 26 Mayıs 1830 tarihli mektubunda ''Size sadece birkaç satır yazıyorum çünkü bugün Padişah ile birlikte Terappi (Tarabya) Köyü'ne gitmek üzere yola çıkmam gerekiyor ve yapmam gereken çok iş var." demiş. Görüldüğü üzere Sultan II. Mahmud Boğaz gezilerine kendisine Avrupai besteler çalan müzisyenlerini de götürürmüş. İkinci baskıyı sizlere sunarken bir Donizetti'nin Tarabya'da idare ettiği o Mayıs konserini hayal etmenizi dilerim...
Tarih-Araştırma