Gazetecilerin açık bir kanıları da yoktu. Acaba yeni partinin hangi sınıfa dayanması doğru olurdu? Memurlara ve aydınlara mı? Çiftçilere mi? Esnaflara mı? Tüccar ve sanayici diye kelimeler kullanıldığını sanmıyorum. Çünkü o vakit bunlar Türklük dışında şeylerdi.
Bütün Orduları bir yumruk gibi sıkıp Yunan Ordusunun başına indiren bu komutan, şimdi de: ''Mütareke olmadan tek bir Türk jandarmasını Trakya'ya geçirmem.'' diyordu. Hesapsız ve lüzumsuz, ''Bir tek Türk'ün hayatını tehlikeye sokmamak'' davasından ömrünün sonuna kadar şaşmayacaktır.
Türk askerinin İstanbul'a girişini gören Yüzbaşı Armstrong der ki: "Ruhumun isyan ettiğini duyuyorum. Türkler sanki Kanuni Sultan Süleyman devrinde imişler gibi düşünüyorlardı. İngiltere İmparatorluğu şerefinin bütün Asya'ya karşı, çamurlara yuvarlanması gururumu yaralıyordu.''