MERDÜM İ DÎDE

MERDÜM İ DÎDE
@_GOKYUZU_
Gülüşlerim Var Benim Her Sıkıntıya Eyvallah Diyen... :)
~AŞKTAN HABER VERİN BANA; NEREDE AŞKINIZ~
9/10
·336 syf.·
Beğendi
·
2021 55. kitabı
"Kalbini keşfet ki kendini keşfedesin." Kendini arayışın, yanmadan pişmenin mümkün olmadığının, gözle görmenin hakikate erişmede yeterli olamayacağının öyküsü... Afrika kökenli, Amerikalı bir psikoloğun İslam'la tanışma serüveni. Okuduğum en güzel tasavvuf kitabı diyebilirim. İnsana hayatta ki maksadının ne olması gerektiğini tekrar tekrar hatırlatıyor. Yaptığımız her işte her olayda , hayatı sorgulamamızı, geriye dönüp o an fark edemediklerimizi fark etmemizi; Yaratanı görmemizi öğretiyor. Tevekkül, tefekkür, teslimiyet... Sn. Şekur o kadar etkileyici anlatmış ki gerçek hayatından kesitlerle roman tadında, akıcı, yapmacıktan uzak etkilenmemek 'ben nasıl bir kulum' dememek mümkün değil. ”İnsanların taş üzerine kazıdıkları yüzyıllık yazılar, Allah için su üstüne yazılmış yazı gibidir..." * Kendimi bu eserle ilgili inceleme yapmak konumunda görmüyorum kesinlikle. Okuduğumda hissettiğim, anlamaya çalıştığım duyguları paylaşmak istedim sizlerle. Benim gibi bu eseri okumuk için erteleyenler varsa ertelemeyin derim. “O en dışın dışında, en için de içindedir. Gözlerini ondan ayırma.” "_Önceleri sadece aklımla kavrayıp kitaplarda okuduğum bir şeyi kalbimde duymaya başladım." Eserden bu iki alıntı ile noktalamak istedim. Keyifli okumalar dilerim. Okuduğumuzu anlayıp, farkındalığında olmak temennisi ile... Su Üstüne Yazı Yazmak
1000Kitap
Su Üstüne Yazı YazmakMuhyiddin Şekur · Sufi Kitap · 20213,808 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
~ AH BEYHUDE ÖMRÜM ! ~
9/10
·212 syf.·
Beğendi
·
2020 84. kitabı
Anadolu'da bir köy, bir baba, iki oğul Bir de taşı toprağı altın denilen Ah İstanbul! Yine akıcı ve pürüzsüz üslubu ile okurken kendimi hikayenin içinde hissettiğim bir Mustafa Kutlu klasiği. Bütün eserlerini çok hoşuma giderek okuduğum; yoğun, yorucu yaşam hengamesinde nefes almamı sağlıyor değerli yazarımızın kitapları. Değerli yazarımız özellikle eserinde köye ait kavramları büyük bir ustalıkla kullanmakta ve zaman zaman eserinde köy şivelerine yer vermektedir. Kuş isimlerini, bitkileri çok iyi bildiği anlaşılmakta ve gerçekten köy hayatının güzelliklerine o kadar dikkat çekmektedir ki insanda köye olan bakış açısı değişmektedir. Şehrin betonlaşmasının zararlarını ve kötü yanlarını anlatırken doğalın ve güzelin ise önemini vurgulamıştır. Kitabın değeri, kalitesi ve anlattığı dönemi yansıtabilmedeki başarısı o kadar ustacadır ki bu güzel eseri değerlendirip yorumlamak değil, naçizane kitabın ben de bıraktığı etkiyi sizlere aktarmak. Köyden kente göç ederken köyümüzün kültürünü yeni hayata taşıyamadık, sonucunda büyük kentlerin varoşlarında ne köyden kopabildik ne de tam anlamıyla şehirli olabildik. “İnsanoğlu dünyaya niçin gelir? Herhalde bir bahçe kurmaya gelir. Bu düşünceyle gülümsüyorum. Dünya dediğimiz de bir gurbet değil mi?” (syf.70) —“Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz ve nasıl ölürseniz öyle haşrolunursunuz.” İnşallah her birimiz yaşadığımız ömür sermayesinin kıymetini bilip, güzel hayırlı amellerle haşroluruz. " Beyhude Geçmeyen Ömürler Diliyorum Hepimize..." «Ben çok keyif aldım, size de keyifli okumalar» #92760249
Edebiyat
Beyhude ÖmrümMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 201910,1bin okunma
~ ACIMAK ~ "İnsani Bir Duygu Yitirmeyelim"
8/10
·127 syf.·
Beğendi
·
2020 6. kitabı
-Reşat Nuri Güntekin, 25 Kasım 1889 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. 7 Aralık 1956 tarihinde Londra'da hayatını kaybetti. Cenazesi Türkiye'ye getirilen Reşat Nuri Güntekin, Karacaahmet Mezarlığı'nda medfundur. Cumhuriyet edebiyatının en önemli isimlerinden biridir. -Fransızca ve Türkçe öğretmeni olarak çeşitli şehirlerde vazife alan Güntekin, I. Cihan Harbi'nin sonlarına doğru yazarlık kariyerine başladı. 1931 senesinde maarif müfettişi olan Reşat Nuri Güntekin, 1939-46 yılları arasında da Çanakkale Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. -Bir çok Hikaye, Roman ve Oyuna imza atmış, Anadolu insanını yakından tanıyan bir yazardır. -Yazarın "ACIMAK" eseri; küçük yaşta yaşadığı kötü olaylardan dolayı acıma duygusu olmayan Zehra öğretmenin babası "Mürşit Efendinin" ölümünden sonra onun hatıra defterini okuyarak geçmişteki gerçekleri öğrenmesini konu almakta. -İnsanın bazen doğru bildiği, gördüğü olayların, yaşantıların bildiği gibi değil de tam tersi olduğunu; iyi, doğru, dürüst, bildiklerinin aksine; ne kadar kötü, yalan olduğunu öğrenebiliyor. Hem de canı yanarak, yaşayarak, binbir türlü acı çekerek... Kimseyi iyi tanımadan, giyimine, yaşayışına, boyuna posuna, davranışlarına göre yargılamayalım... -Romanı okuduktan sonra naçizane küçük incelememi "Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin" şu meşhur sözünün yerinde olacağını düşünerek noktalamak istedim; Harabat ehlini hor görme zâkir / Defineye malik viraneler var. -Akıcı, etkileyici ders verir nitelikte okunması gereken eserlerden olduğunu düşünüyorum. Okuyacak olanlara keyifli okumalar... Selam ve Dua ile 1k ...
Edebiyat
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 200251,6bin okunma
~Anlamak İçin Kendimi Yok Ettim~
Puan vermedi·680 syf.·
Beğendi
·
2019 92. kitabı
️Gündüzleri bir kumaş mağazasında çalışan, geceleri yağmurun sesinde, ayak seslerinde yalnızlığını duyumsayan bir Lizbonluydu Bernardo Soares ya da Fernando Pessoa. Portekiz edebiyatının en önemli eserlerinden olan bu kitapta her metin, her satır kırık bir aynanın, gerçekliğin bir yanını yansıtan binlerce parçası gibi. Adından da anlaşıldığı gibi okuyanı hem huzursuzluğun en derine sürükleyebilecek, hem de kendi içi ile hesaplaşıp kendini bulacağı bir kitap. "isterim ki bu kitabı okuyunca, şehvetli bir kabus görmüş gibi olun" der. ve gerçekten çarpılırsınız, ölüp dirilirsiniz okurken. ayrıca okuyucuya seslenir ve, "ileriki zamanlarda ben bu dünyadan gitmişken bu kitabı okuyup beğenen, anlayan olursa işte o zaman gerçek aileme kavuşmuş olacağım." der, kitabın bir bölümünde Pessoa. Evet gerçekten de düşüncelerinizi allak bullak edebilecek, çarpılmış gibi hissedebileceğiniz dikkatle okunması gereken bir eser. Aslında dikkatli okunduğunda adı gibi rahatsız edici değil, tam tersi huzur bulanabilecek birkaç defa okunması gereken kitap olduğunu düşünüyorum. (Naçizane fikrim) ️ ️Keyifle okumanız dileğiyle ️
Edebiyat
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 201714,6bin okunma
~ Rima'ya Mektup ~
9/10
·360 syf.·
Beğendi
·
2019 29. kitabı
"Bir keskin bıçak ki, kelamıyla yüreğinize saplanan; yetmedi, satırlara ses verip daha da acıtan..." Çok değerli gönül insanı; şiire, yazıya, duygulara ses, nefes, hayat veren yazarımız Yusef Masadow beyefendi o kadar güzel ifade etmiş özetlemiş ki kitabının arka kapağında üzerine ne söylenebilir bilemiyorum... Naçizane bir kaç cümle ile ifade etmeye çalışacağım düşüncelerimi. "Aşkın, sevginin, muhabbetin sadakatin, günü birlik yaşandığı; tüketildiği yok olduğu çağımızda, öyle güzel samimi, doğal, günlük hayatımızda duyduğumuz, kullandığımız cümlelerle, yaşanmışlıklarla anlatılmış... Yürekten kaleme, kalemden kağıda, oradan da okurlarına ulaşmış,okunası bir kitap *Rima'ya Mektup* Sevmenin, sevilmenin, sahip çıkmanın ne anlama geldiğini unutanlara, aşkın sevginin sabır ve emek gerektirdiğini anlamak, hatırlamak isteyenlere şiddetle tavsiye ediyorum.. :) "Sevgi neydi? Sevgi emekti Uçuşan yaprak Boş bir salıncak " --"Yar dediğin zaten ; ha burada, ha orda! Fark eder mi yeri? Ve tek yuvasıdır, suspus olmuş sevenlerin yüreği..! " Sevenin sevdiğine, aşığın maşuğuna seslenişini duymak isteyenlere; "Kimi aşık görürsen bil ki aynı zamanda Maşuk'tur da o." Çünkü sevdiğinde yok olan aşık, artık hem aşık hem de maşuk olmuştur... Aşık ile maşuk BİR olmuştur... AŞK olmuştur .... Hz. Mevlânâ Aşktan, muhabbetten bahsedilince "Mevlânâ' Hz.'lerinden bir dörtlükle bitireyim istedim. Sevgiyle, Aşkla, Muhabbetle kalın İnşallah..
1000Kitap
Rima’ya MektupYusef Masadow · Karina Yayınevi · 201891 okunma