Kitap farklı başlıyor farklı bitiyor. Başının ve sonunun konuları farklı :)
Başlangıç kısımları kitabın ismine daha uygun, daha keyifli. Sonları da güzel ama biraz sıkıcı geldi bana, bitsin diye sabırsızlandım. Çok derin bir kitap beklemeyin ama yine de güzel bir kitap.
_________________
Her türlü kaygıyı unutturacak kadar yapmaktan zevk aldığımız ne var? En çok ne zaman mutluyuz? Bu sorular kendi ikigaimizi keşfetmemize yardım edebilir. (Sf.58)
Harita yerine somut hedef gösteren bir pusulaya sahip olmak çok daha önemlidir. MIT Media Lab’ in müdürü Joi Ito belirsizlik dünyasında gezinmek için araç olarak “haritalar yerine pusula” ilkesini kullanmayı teşvik eder. … kitabında şöyle yazmıştır: “giderek öngörülemeyen bir dünyada çok daha hızlı hareket ederken detaylı bir harita, gereksiz yere çokça bedel ödeterek sizi ormanın derinliklerine sürükleyebilir. Ama iyi bir pusula sizi her zaman gitmek istediğiniz yere götürür. Bu, nereye gideceğinizi bilmeden yola çıkmanız gerektiği anlamına gelmez. Bunun anlamı şudur; haritayla zar zor ilerlerken elinizde bir Pusula varsa hedefinize giden yol düz olmasa bile yolculuğumuzu daha hızlı ve daha verimli bir şekilde sonlandırırsınız.” (Sf.62)
Günlük geleneklerden zevk almaya odaklanın, bunları akışı yakalamak için araç olarak kullanın. Sonuç konusunda endişelenmeyin, doğal olarak gelecektir. Mutluluk sonuçta değil, süreçtedir. “Gelenekler hedeflerin üzerindedir.” kuralını benimseyin. (Sf.83)
Akış gizemlidir. Kas gibidir: ne kadar çalıştırırsanız o kadar akarsınız ve ikigainize o kadar yakın olursunuz. (Sf.84)
Anti-kırılgan direncin veya sağlamlığın ötesindedir. Direnç şoklara direnirken aynı kalır, anti-kırılgan ise daha iyi hâle gelir. (Sf. 162)
Ikigaimizi bulmak için çok da kaygılanmamalıyız. (Sf 169) (Okinawalılardan
Yazarın okuduğum ilk kitabı.
Bir paragraf birinden bahseden yazar diğer paragraf başka birini anlatıyor. Zamanlar karışık, insanlar karışık. Ama bunu o kadar güzel harmanlamış, bir birinin içine öylesine yerleştirmişki açıkçası ben okurken çok keyif aldım.Hikayeye gelirsek,
Acı… Hevesler yarım… Mutluluklar eksik… Dostluklar kayıp… Ama tarih tekerrürden ibarettir, yarım kalmadan önce var hevesliler, eksik kalmadan önce var mutluluklar..
Ders almak lazım, ne için neyden vazgeçtiğimizi ne için neyi seçtiğimizi… Tanımak lazım, yaramızı… yaramızın kabuğunu… Ve her an yeniden keşfetmek anlamak lazım yaramızın iyileşip iyileşmediğini, kabuğunun hâlini…
İnsana dair güzel bir yaşam kesiti sunmuş yazar. Teşekkürler.