Niçin Apê Vardo, sanki kutsal bir ibadetteymiş gibi, böylesine yoğun ağlıyordu ve sonra da bizden, çevremizdeki güzelliklerden, nar ağaçlarından, yaşamdan ayrılıyordu? Niçin o türküler hep hüzünlüydü ve niçin hep bir ağıt gibi söyleniyordu? O türküler neyi anlatıyordu? Apê Vardo'nun buğulu, hüzünlü sesinden çıkan o sözcüklerin anlamı neydi? Kimindi o türküler o sözcükler, kim yazmıştı onları?
Elbet bir gün buluşacağız,
Gecenin karanlığında,
Güneşin doğuşunda,
Sineme vuran denizin dalgasında,
Ve yahut bir kuşun kanadında.
Elbet bir gün buluşacak gözlerimiz...
Ölümün, hayattan çok daha iyi bir kader olduğuna inandım hep.Çünkü yitirdiğin sevdiklerine kavuşursun. Ama biz bir daha hiç görüşemeyeceğiz dostum. Çünkü içimden bir ses Tanrı'nın seni cennette ziyaret etmeme itiraz edebileceğini söylüyor. Şimdi ben ne yapacağım? Beni bıraktığın için senden nefret ediyorum. Seni kaybettiğim için içim acıyor.