Niçin Apê Vardo, sanki kutsal bir ibadetteymiş gibi, böylesine yoğun ağlıyordu ve sonra da bizden, çevremizdeki güzelliklerden, nar ağaçlarından, yaşamdan ayrılıyordu? Niçin o türküler hep hüzünlüydü ve niçin hep bir ağıt gibi söyleniyordu? O türküler neyi anlatıyordu? Apê Vardo'nun buğulu, hüzünlü sesinden çıkan o sözcüklerin anlamı neydi? Kimindi o türküler o sözcükler, kim yazmıştı onları?
Elbet bir gün buluşacağız,
Gecenin karanlığında,
Güneşin doğuşunda,
Sineme vuran denizin dalgasında,
Ve yahut bir kuşun kanadında.
Elbet bir gün buluşacak gözlerimiz...