İnsanın yalnızca yarısı kendisidir; öteki yarısı da kendisini nasıl ifade ettiğidir...Her insan, başına geleni ifade edebilecek kadar sanatçı olmalıdır.
Ralph Waldo Emerson, İnsanın Görkemi
Ebû Tâlib’in hanımı Fâtıma Hâtun’un da Peygamber Efendimize olan sevgisi ve şefkati sonsuzdu. Onu öz evladı gibi seviyor, bakımına son derece dikkat ediyordu. Hatta onu doyurmadan, çocuklarına bakmıyor ve onlarla ilgilenmiyordu.
Sevgili Peygamberimiz de, Fâtıma Hâtun’a sevgi ve saygısında hiçbir zaman kusur etmiyordu.
Fâtıma Hâtun, vefat ettiğinde “ Bugün annem öldü!” diyerek ona karşı olan sevgisini ifade etmişti. Sonra da gömleğini çıkararak ona kefen yapmış ve beraberinde kabre inerek bir müddet mezarında uzanmıştı.
Sebebini sorduklarında, şu cevabı verdi:
“ Ebû Tâlib’ten sonra, bu kadıncağız kadar bana iyilik eden hiçbir kadın yoktur. Ahirette, Cennet elbiselerinden elbise giymesi için ona gömleğimi kefen yaptım. Kabre ısınması için de oraya kendisiyle birlikte uzandım.”