Beynimizi biz mi yönetiyoruz yoksa koşullar mı?
Zihnimizin efendisi biz miyiz?
Yoksa bir köle mi olduk? Köle eski zamanda kaldı demeyin! Artık biliyoruz ki köleyiz(!)
Hayat istediğimiz gibi davranmaya müsaade ediyor mu? Yoksa koşullar çerçevesinde yaşamak zorunda mıyız?
Hadi bir soru daha, kimler nefsinin kölesi değil?
Pasifleşen zihinlerimiz, modern hayata ayak uydurabilmek için gereken neyse yapmaya ayarlanmış gibi. Zihinlerimiz kurulu bir saat gibi âdeta... İlgilendiğimiz alan, yaşama biçimimiz, tüm uğraşlarımız, hayallerimiz, isteklerimiz, hobilerimiz vs. tüm bunlar benliğimizi oluşturuyor.
Şöyle bir tartın kendinizi, siz kimsiniz? Sizi oluşturan ve şekillendiren etmenler neler?
Fark edeceksiniz ki teknoloji ucundan kıyısından bir yerinden çıkacak.
Düşünün ki birileri bir dünya oluşturuyor; bu dünyanın koşulları ve gerekleri bir şekilde bize empoze ediliyor. Sonrasında biz bu dünyaya düşüveriyoruz... Benliğimizi, kendimizi yönettiğimizi sanarken yönetilir hâle geliyoruz.
Sürekli değişim yaşayan benliklerimiz artık dönüşüme uğradı... Bir gün ansızın anlayacaksınız neyden neye dönüştüğünüzü. Tıpkı Gregor Samsa'nın bir sabah böceğe dönüştüğü gibi...