Üretimin sürmesinde komünist ülkelerde polise ve jandarmaya çok büyük işler düşmektedir. kapitalist bir toplumda burjuvazi kar ve kazanç için, işçiler aç kalmamak için çalışır. Komünist toplumlarda ise yoldaşlar, kamplara sürülmemek ve polis ile jandarmanın copları altında kalmamak için çalışırlar. Üretime katılırlar
İslâm âleminin liderlerine, teşkilatlarına, dinî heyetlerine ve Îslâm devletlerine düșen en büyük vazife;
Müslümanların kalplerine iman tohumunu yeniden saçmak, dini duyguları alevlendirmek; Allah ve Resulüne (s.a.)
daveti ve ahiret gününe imanı, İslâm'ın ilk davet metoduna göre yaymak; bu yolda hiçbir fedakarlıktan çekinmemek, eski yeni bütün vasıtaları seferber etmek; eğitim ve neşriyatı yaygınlaştırmak, mesela davetçileri şehir şehir, köy köy dolaştırmak, konferans ve sohbet toplantuları tertip etmek, kitap ve makaleler yayınlamak; siyer kitapları, sahabeye ait broșürler, İslâm kahramanları ve şehidlerini anlatan eserler neşretmek, cihad ve șehadet konusunda açık oturumlar tertiplemek ve bu yolda radyoyu, gazeteleri, edebi eserleri, kısaca çağın bütün imkanlarını seferber etmektir .
"Bu çağda yaygın ve hâkim teori, iktisat teorisidir. Mide ve cep her meselenin ölçüsü durumundadır. Meseleler, ceplerle olan ilişkisi ve etkisi nispetinde insanlar tarafından kabul edilir, benimsenir."
“Nükleer çağa girdiğimiz bir sırada, Yahudi halkının nüfusunun üçte ikisinin, nüfusu kalabalık ve doğal olarak tehlikeye açık çok dar bir kıyı şeridinde, birbirinin üzerine yığılmış şekilde yaşayamayacağı ve bu topluluğun bir gün mutlaka patlayacağı bilinmelidir.
Bu yığına yer bulmak, bizim iç politikamızın en önemli sorunudur. Yahudiye, Samiriye ve Celile, bizim millî yaşayışımızın yegâne garantileridir. Eğer dağlık bölgede çoğunluk sağlayamayacak olursak, bu ülkeyi ellerinden kaçıran Haçlıların akıbetine uğrayacağız.”
Bu metin, yerli halkı kovduktan sonra siyasi Siyonizm’in uygulayacağı sömürgeci ve ırkçı projedir. Filistin’in çalınışıdır. Sonrasında, Orta Doğu’da bir dizi saldırı savaşı ve nihayetinde bütün Arap devletlerinin parçalanışıdır. Böylece, dünya barışının bütünüyle tehlikeye düşüşünün en ileri belgesidir.
Toprağı ve insan sayısı böylesine sınırlı bir küçük ülkenin, dünya politikasında bu denli önemli bir rol oynaması şaşırtıcıdır.
Görsel idrakin egemenliği, bir taraftan aklın idrakini zayıflatırken diğer taraftan kalbin idrakini adeta ölümle karşı karşıya bırakmıştır.Bu yeni durum insanı bir anlam ve boşluk krizine sürüklemiş, insanı anlamsızlık zindanına mahkum etmiştir.