...
Yiğitlik inkâr gelinmez
Tek'e - tek döğüşte yenilmediler
Bin yıllardan bu yan, bura uşağı
Gel haberi nerden verek
Turna sürüsü değil bu
Gökte yıldız burcu değil
Otuzüç kurşunlu yürek
Otuzüç kan pınarı
Akmaz,
Göl olmuş bu dağda...
...
Vurulmuşum
Düşüm, gecelerden kara
Bir hayra yoranım çıkmaz
Canım alırlar ecelsiz
Sığdıramam kitaplara
Şifre buyurmuş bir paşa
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız
Kiryem, hallarımı aynı böyle yaz
Rivayet sanılır belki
Gül memeler değil
Domdom kurşunu
Paramparça ağzımdaki...
O dönem içinde savaşta cinayetler işledim, düelloya zorladım, kumar oynadım, insanları aldattım; köylülerin işlerini engelledim, onları cezalandırdım; kısacası sefil bir hayat sürdüm.
Buraya kitap hakkında düşüncelerimi yazmak istiyorum yalnızca. Bu yüzden inceleme başlığı altında paylaşmak benim için biraz fazla kaçıyor ama şu düşüncelerimi paylaşmak istedim.
Bu kitapta ki her bir sayfa da yoğun yoğun bulunan ölüm, hayat ve bunların anlamlarının sorgusu; benim de son zamanlarda içinde bulunduğum sorgunun hemen hemen aynısı. Kitabın bir çok cümlesi benim düşüncelerimden alınıpta yazılmış gibi olmasından; özellikle de cümlelerin altını çizmeye kalksam kitabı baştan sona çizmek zorunda olacağımı fark ettiğimde bir kitap ancak bu kadar her şeyi anlatabilir dedim. Ve bir çok insanında sorduğu ya da soracak olduğu sorular olduğunu fark ettim ve bana bu kitap insanlığın kitabı ve işte bu yüzden klasiklerde dedirtti. Klasikleri daha yeni yeni okumaya başlamış olan ben için de kesinlikle iyi bir ilk adım olmuş oldu. Hepsi bu kadar mükemmelse beni - hiç olmazsa kitaplarda - bekleyen anlamlı ve bir dolu dünya var. Sırf bu düşünceden dolayı yaşam daha anlamlı.
Bu yüzden okuyun efendim. :)