ESÜ

Puan vermedi·320 syf.··
2026 2. kitabı
Kur'an-ı Kerim'den İbretlik Mesajlar ilk izlenim insanda tuhaf bir his uyandırıyor. Sayfaları çevirdikçe, ayetler tanıdık, vurgular aşina, cümleler sade… Hatta itiraf etmek gerekirse, “Ben zaten bunları biliyorum” dedirtiyor. Bu sadelik, kitabın basit olduğu zannını fısıldıyor okuyucuya. Ama tam da burada kitap asıl sınavını başlatıyor. Çünkü mesele bilmek değil, üzerine durmak. Kitap ilerledikçe fark ediyorsun ki burada yapılan şey yeni bilgi eklemekten ziyade, bildiklerini yeniden düşündürmek. Ayetler, ezberden kurtulup hayata temas etmeye başlıyor. Daha önce defalarca okuduğun mesajlar bu kez başka bir pencereden bakmanı istiyor; aceleyle geçip gittiğin anlamlar durup seni bekliyor. Kitabın gücü, sesini yükseltmemesinde. Okuyucuya yukarıdan konuşmuyor, iddiada bulunmuyor, karmaşık yorumlara sığınmıyor. Sade bir dilin içine gizlenmiş derinlik, insanı ister istemez iç muhasebeye çekiyor. “Bu ayet bana bugün ne söylüyor?” sorusu, sayfalar arasında sessiz ama ısrarlı bir şekilde dolaşıyor. En çarpıcı tarafı ise şu: Başta dar sandığın çerçeve, düşündükçe genişliyor. Basit gibi görünen cümleler, zihinde yeni ufuklar açıyor. Kitap, okurun elinden tutup uzun uzun gezdirmiyor; kapıyı aralıyor, gerisini sana bırakıyor. Ve belki de bu yüzden kalıcı oluyor. 7 ŞABAN 1447
1000Kitap
Kur'an-ı Kerim'den İbretlik MesajlarRamazan Işık · Ensar Neşriyat · 20233 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Karanlıkta yazılmış aydınlık satırlar: Bu Ülke
Puan vermedi·339 syf.··
2023 9. kitabı
Her insanın hayâtında, kendi hakîkatini yüzüne haykıran bir kitap vardır. Bazı kitaplar okunur, bazıları ise insanı okur. Cemil Meriç’in Bu Ülke adlı eseri, yalnızca bir fikir demeti değil, aynı zamanda bir kalb muhâkemesi, bir idrak yangını, bir medeniyet hafızasıdır. Bu eser, bana yalnızca yeni pencereler değil; büsbütün yeni bir gökyüzü, yeni bir dünya, hatta yeni bir benlik armağan etti. Nice cümleleri vardır ki, yüreğime mıh gibi çakıldı; nice paragrafları, bir ömrün hayâlinde bile erişemeyeceği derinlikte. Cemil Meriç, bir fikir işçisinden ziyâde bir medeniyetin haykıran vicdanıdır. Onun kaleminde kelimeler yalnızca anlam taşımaz, aynı zamanda acı taşır, öfke taşır, hüzün taşır. Okudukça anladım ki, “Bu Ülke” dediği şey yalnız coğrafî bir mekân değil; dertlerin, sancıların, köksüzlüğün ve arayışın yurdudur. Her satırıyla bu ülkenin hem bir yarası hem bir çâresi olmuştur. Kitap boyunca hissedilen en temel şey, aidiyetsizlikle kök arayışının çatışmasıdır. Doğu-Batı ikileminde sıkışmış, kendi kendine yabancılaşmış bir toplumun hâli, onun kaleminde mücerret bir fikre değil, elle tutulur bir acıya dönüşür. Bu yüzden her cümlesi, bıçak sırtında yürüyen bir hakîkat gibi keskin ve yakıcıdır. Cemil Meriç’i okudukça, zihin inşâsının kolaycılıkla değil; sabırla, cefayla, yanmayla mümkün olacağını idrâk ettim. O, fikir adamının yalnızca bilen değil; aynı zamanda yanan, hisseden, çırpınan bir varlık olduğunu ilân eder. Şunu demeliyim ki: Bu eser beni uyandırdı. Dört defa okudum; ve her defasında başka bir yanımı değiştirdi. Birincisinde sadece bir okur idim, ikincisinde hayran, üçüncüsünde öğrenci… Dördüncüde ise, Cemil Meriç’in buhranına ortak olmuş bir yolcuya dönüştüm. Artık yalnızca onu okumuyor; onunla birlikte susuyor, onunla birlikte öfkeleniyor, onunla birlikte
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,3bin okunma
Kitap ile alâkadar bir kaç cümle;
Puan vermedi·382 syf.··
Beğendi
·
2023 219. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2023 00:00
Çalışmanın konusu, Kudüs Krallığı'nın 1099-1187 yıllarını kapsayan siyasi tarihidir. 1099'da Haçlılar tarafından kurulan Kudüs merkezli krallığın toprakları, tarihî bir terimle ifade edilecek olursa Bilâdüşşâm' ı, (günümüzde ise ağırlıklı olarak Lübnan, Suriye, İsrail, Filistin ve Ürdün'ü kapsamakta, zaman zaman girişilen akınlar neticesinde etki alanını Mısır'a kadar da yaymaktadır) kapsamaktadır. Orta çağ kaynakları kullanılarak klasik bir yöntemle anlatılması hasebiyle fazlasıyla objektif olduğunu düşünüyorum. Haçlı seferleri ile ilgili daha fazla detay görebilmeyi isterdim ancak bu konuda yazılmış ciltlerce eser var zaten. Aynı zaman da eserde bibliyografya kısmını detaylı tutması sebebiyle Sevtap Hanım'a teşşekür ediyorum. Biz okuyucuyu eserin akabinde onlarca kaynağa hızlıca ulaşabilmemizi sağlıyor. Vesselâm...
Tarih
Kudüs Haçlı Krallığı Siyasî TarihiSevtap Gölgesiz Karaca · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 202020 okunma
Kitap ile alâkadar birkaç cümle...
9/10
·850 syf.··
Beğendi
·
2023 217. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2023 00:00
Bir mushafda koskoca İslâm. Merhum İsmail Racî ve Luis Lâmia el-Fârukî bu muhteşem eserlerinde İslâm'ın dünya görüşünü, inancını, geleneklerini, müesselerini ve köklerini saldığı kültürler içindeki yerini anlatmaktadırlar. Bu hâli ile İslâm Kültür Atlası tarihte ve günümüzde İslâm'ın yerini belirlemeye çalışan, İslâm inancının güvenilir ve derinlemesine bir incelemesidir. Klasik ve çağdaş bilimleri etraflarıca bir araya getirmesiyle de temayüz eden bu atlas, İslâm'ı içten dışa, kimi ilim adamlarınca göz ardı edilen yahut tahrif edilen birçok gerçeği açık, hayatî ve anlaşılır kılacak şekilde ortaya koymaktadır. (İnkılab) Eseri ikinci kez okumak nasip oldu. Her bir sahife benim için çok kıymetliydi. Bu kıymetin bir sebebi de kitabı pek sevgili dedemin kütüphanesinden temin etmiş olmam. 1991 yılına ait baskı, yaşanmışlığın sindiği sahifeler ve o muazzam koku... Eser biraz hacimli olması hasebiyle maalesef ki fiyatı biraz yüksek, birkaç kütüphaneye sorma fırsatım oldu pek çoğunda mevcut, imkanınız varsa okuyunuz, faydalanınız derim. Vesselâm...
Din
İslam Kültür Atlasıİsmail Raci Faruki · İnkılab Yayınları · 2022134 okunma
Kitap ile alâkadar bir kaç cümle..
9/10
·970 syf.··
Beğendi
·
2023 216. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2023 14:44
İslam'ın bir toplum ve devlet düzeni olarak savunulduğu çağımız da, İslam'ın ekonomik hayata getirdiği açıklama da giderek araştırma konusu olmaktadır. İnsanı tabiattan, hayatı ekonomiden soyutlamayan bir dinin, kendi matığına ve dünya görüşüne uygun bir ekonomik sistemi de öngörmesi doğal ki kaçınılmazdır. Esasında ilk devirlerden beri ekonomiye ilişkin sorunlar, hemen her dönemde İslâm bilginlerinin gündeminde olmuştur. Sözkonusu sorunların «Fıkıh» ilmi içinde ele alındığı ve ekonomi ile ahlak ve hukuk arasında sıkı bağlantılar kurulduğu bilinmektedir. Ancak zaman zaman İslâm açıklamasının bu tarihi geleneği, gereği gibi İslâm toplum düzeninin genel dünya görüşü içinde ele alınmadığı için İslam'ın ekonomik meseleler hakkındaki çözümleri de anlaşılmaz sanılmıştır. Çağdaş Islâm bilginleri için İslam'ın ekonomiye ilişkin çözümleri, yaşadığımız toplumda uygulanabilir bir biçimde ortaya konurken önemli sorunlar vardır. Bunların başında İslâm ekonomi sistemini batı kökenli sistemlerin normları ve açıklama tarzları içinde ele alma yanlışlığı gelmektedir, denebilir. Bu yanlışlığa yatkın yaklaşımlardan bir takım örnekler vardır. Ancak, bu arada, ciddi çalışmalarda, giderek bu yanlış yaklaşımların geride bırakıldığı görülmektedir. Bu da oldukça sevindirici ve ilerisi için gerçekten güven verici gelişmelerin başlangıcıdır. Elimizdeki kitap böyle ciddi bir çalışmanın ürünüdür. Biz okurlar , kitabı okudukça yetkin bir İslâm bilginiyle karşı karşıya olduğumuzu anlayacak ve bazı düşüncelerini yeniden gözden geçirme ihtiyacını duyacağız. Yazar Muhammed Bakır es-Sadr'ın da belirttiği gibi, İslâm'ın ekonomik sistemini bir ilim olarak ortaya koymak sakıncalıdır. Çünkü ilmi anlamda İslam ekonomisi, şeklini ve gelişmesini uygulandığı pratikten alır. Herkesin bilmesi gereken şu ki,
İslam
İslâm Ekonomi Doktrini (2 Cilt Takım)Muhammed Bakır Es-Sadır · Hicret Yayınları · 19808 okunma