Lloyd George böylece istifa etmek zorunda kaldı. Başbakanlıktan ayrılırken sekreterine, “Bir daha buralara ayak basmayacağım,” dedi. “Ancak Bonar Law ve Lord Corzon’dan, Gal bölgesi okulları için bağış istemeye gelirsem, o başka.” Bonar Law başbakan oldu. Asi diye küçümsenen bir Türk, üç yıllık bir kavga sonunda, İngiltere hükümetini ve ünlü başbakanını devirmeyi başarmıştı. Romantik adam, gerçekçi adamın önünde silinip gitmişti; bir Makedonyalı bir Kelt’in sırtını yere getirmişti.
Yıllar sonra bir ressam, Mustafa Kemal’e Sakarya Savaşı’nı resmeden bir tablo hediye etti. Kendi, ön planda, yağız bir savaş atına binmiş olarak görünüyordu. Ressam, tebrik beklerken birden bire Mustafa Kemal’in “Bu tabloyu kimseye göstermeyin” demesi üzerine şaşırıp kaldı. Kimse ne söyleyeceğini bilemiyordu. Mustafa Kemal açıkladı: “Savaşa katılmış olan herkes bilir ki, hayvanlarımız bir deri bir kemikten ibaretti, bizim de onlardan geri kalır yanımız yoktu. Hepimiz islelet halindeydik. Atlatı da, savaşçıları da böyle güçlü kuvvetli göstermekle Sakarya’nın değerini küçültmüş oluyorsunuz dostum.”
Şişeler en iyi gemileridir geçmişe gitmenin. En hızlı gemileri. Oysa boşalanı atarız. Satarız kimi zaman. Neleri satmıyoruz ki? Alım-satım üzerine kurmuşlar düzeni. Kuranın anasına yazık!
Çamlıca tepelerinden baktık sana İstanbul, bir şeyler aradık. Bakılacak bir yerin kalmamış gibi, yazılacak hiç bir şeyin kalmamış sanki. Yazmışlar, hem öyle çok yazmışlar ki seni, tükenmişsin. Sen de bu tükenmişliğine gıcık olduğun için, tükettin bizi, kendimizi en tükenmez kalem sandığımız günlerde.