“Moral çıpasını kaybetmiş toplumların aşırı kaygılara kapıldığını, kaybettiklerini düşündükleri değerlere yüzeysel bir bağlılıkla yer yer ritüelistik bir linç kültürüne kaydıklarını görüyoruz. Bu da tam bir cadı avına dönüşebiliyor. Sosyal medyada kısa bir gezinti yaptığımızda her gün bireyleşen bir toplumun sürekli din, milliyetçilik, komşuluk, ahlâk, edep gibi kavramlar etrafında en olmadık yerlerden linç malzemesi çıkararak birbirine saldırdığını her gün görüyoruz. Burada mesajın alıcısı karşı taraf değil, çoğumuz kendimize konuşuyoruz. Aslında çıkarımız için terk ettiğimiz değerlerin ne kadar ateşli birer savunucusu olduğumuzu, aslımıza ve özümüze ihanet etmediğimizi bas bas bağırarak kendimizi rahatlatıyoruz.”