Cumhuriyet'in ilk yıllarının Ankarası'nda yolları Ayaşlı İbrahim Bey'in kiraladığı apartmanda kesişen oda kiracıları. Tam bir düzen tutturup giderken Rusya'dan gelen İskender'in, kumar oynatan Turan Hanımla sıkı fıkı olması üzerine değişen hayatlar...
Bozuk düzende düzgün dişli olmaz elbet, bizim yazar bankacı da Turan Hanımla yatıp kalkarak uyum sağlar. Apartman sakinlerinde ise yok yok. Kumar, uluslararası uyuşturucu ticareti ve imali, yol kesme, eşkıyalık, genel ev işletme... Bunun yanında devlet bürokrasisinden hak alma uğruna hayatını tüketenler, kısa yoldan kapağı zengin kocaya atma peşine düşenler, başkasına özenip havalı görüneceğim diye kendini şaşırıp hastaneden beri gelmeyenler ve daha birçokları.
Yazarın kişileri siyah-beyaz diye ayırmadan olgular temelinde incelemesini çok beğendim. Karısı genel ev işleten Ayaşlı zamanında eşkıyalık da yapmış, rüşveti haklı bulur, ticarette harama batar ama gün gelir en yakın arkadaşının alacağını takip eder, senelerdir çözülmeyen dosyaları için tüm nüfuzunu kullanır. Halide az yırtık değildir ama yine merttir. Raife Hanım çok dindar görünür ama ilk günden yapmadığı dedikodu kalmaz, kızlarına iş bulsun diye çifter çifter yazarın odasına gönderir. Peki yazar? Raife Hanım'ın kızlarını hemen başından salar da Süsen Hanım'ın referansı ile gelen Cavidan'a hiç de kenar mahalle kızlarına davrandığı gibi davranmaz. Cavidan da iyi bir hayat dersi verir bizimkine. Kibir ne sinsi bir zayıflıktır. Bunun üzerine yazarın bir iç hesaplaşması var ki üzerine çok düşündüm, hepimiz biraz kullandırırız kendimizi.
Şehirli kadınlara zürafa yakıştırması yapan ablamız mı gerçek değil, yoksa metres hayatı yaşayan Cemile mi? Ona özenen Halide, içinde bulunduğu durumda bebeğini düşürmek için türlü pislik içiyorsa ona ne kadar kızabiliriz? Yazar