Dilara

5/10
·144 syf.·
2025 6. kitabı
Anlatılanlar, konusu çok güzel ama aşırı idealize edilmiş, kusursuz karakterler gerçeklikten çok uzak. Büyüklerin bile kolaylıkla başaramayacağı şeyleri halledebiliyorlar. Hangi çocuk bu mükemmel karakterlerle özdeşim kurabilir? Özdeşim kurmadan, heyecan olmadan da okuma isteği kolaylıkla uyanmaz, hele de okuma alışkanlığı kazandırmak istiyorsak çok daha zor. Bu tarz kitaplar sayesinde maalesef okumanın çok sıkıcı bir eylem olduğu düşüncesi oluşuyor. Bu sebeple çocuk kitaplarında öğreticilik artı değil, eksi bir durumdur. Başta belirttiğim gibi çok güzel şeyler anlatılıyor ama sıkıcı. Bunun dışında içeriğinin temizliğiyle çocuklara gönül rahatlığıyla okutturulabilir. Beş puan acımasız mı oldu bilemedim. :)
1000Kitap
İyilik TimiMetin Özdamarlar · Timaş İlk Genç Yayınları · 2024987 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Dünyada barış, insanda iyi niyet olmalı!"
Puan vermedi·376 syf.·
2023 24. kitabı
Kitabı bitirdikten sonra bir dağ başına çıkıp tüm dünyaya karşı savaş ve açlar diye haykırmak istedim. Savaş ve Açlar… Tüm kitap boyunca her sayfasına adını kazıyan bir kitap. En açık, en yalın bu adla anlatılabilirdi Savaş ve Açlar… Her sayfada akla hayale gelmeyecek türde bir açlıkla, perperişan bir manzarayla karşı karşıya kaldım. İlerleyen her sayfayla daha fazlası olamaz herhalde dedikçe hep daha kötüsüyle karşılaştım. Öyle acı ve öyle gerçekti ki okurken sizin de umudunuz olmuyor, daha kötüsü olamaz deseniz de iyiyi de umut besleyemiyorsunuz. Ve hep daha çok acıyla karşılaşıyorsunuz. İşin en kötü yanı ise bunların kurgu olmaması. Bizzat yaşamın içinden, yaşamın kendisi ve hatta daha doğrusu yaşayamamanın kendisi olması boğazınızda düğüm oluyor. Kitap boyunca şaşkınlıktan yaşananlara ağlayamayıp kitabın bitmesiyle kendinizi bırakıyorsunuz. Peki en çok neye mi şaşırdım? Gözlerinin önünde komşuları açlıktan ölürken imkanı olan diğer insanların tiksinç kayıtsızlığına, bunca acıya sesiz kalınışa ve yetmezmiş gibi daha çok ateş taşımalarına şaşırdım. Kitapta geçen bir alıntıda olduğu gibi “…insanın ne korkunç bir yaratık olduğunu daha iyi anlıyordu.”m. En nihayetinde bitince arkasından göz yaşı döküp ve eğer inanıyorsanız ardından Fatiha okuyacağınız, sizden daha gerçek insanlar kalmış oluyor. Bitmiş ve üzerinden yıllar geçmiş bu acı yaşamlar için göz yaşınızın hiçbir faydasının olmadığını bile bile… Peki bu yaşanmışlıklar kimin başından geçiyor? Tabii ki yazar, Hasan İzzettin Dinamo’nun ve ailesinin başından geçiyor, onların yaşam mücadeleleri anlatılıyor. Kitaptaki Musa karakteri bizzat yazarın kendisi oluyor. Spoiler vermemeye çalışarak kısaca içeriğine değineceğim: Trabzonlu ve İstanbul’a göç etmiş bir aile, orada yaşayamayınca bir tanıdıklarının vesilesiyle ve
1000Kitap
Savaş ve AçlarHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 20172,208 okunma
8/10
·208 syf.·
2023 4. kitabı
Önce görme kaybıyla başlayan, sonra da tamamen körlükle sonuçlanan Stargardt hastası olan küçük Mafalda'nın yaşadıkları ve hissettikleri anlatılıyor. Günden güne gözünü kaplayan sisin, onu tamamen karanlıkta bırakmasıyla mücadele ediyor Mafalda. Biz de onun, kabullenme ve alışma sürecine şahitlik ediyoruz. Kitap boyunca Mafalda, sevdiği ama artık yapamayacağını düşündüğü şeylerin listesini çıkarmaya başlıyor ve onların üzerine bir çizgi çekiyor. #192662066 Ancak zamanla bunların birçoğunu görmeden de yapabileceğini öğreniyor ve gözleri olmadan da yapabileceği "çok sevdiği şeyler" listesini çıkarıyor. Elbette ki bu süreç hiç kolay olmuyor, biz de onunla birlikte öğreniyoruz. Mafalda pes etmemeyi, masumiyeti, dostluğu, aşkı; yalnızlığı, kaybetmeyi, korkuyu ve daha başka şeyleri hatırlatıyor. Okumaktan çok keyif aldığım, son sayfasında göz yaşlarıma engel olamadığım bir serüven oldu. Çocuklar için yazılmış, basit ama çocuk kitabı seven yetişkinlerin de doyum alabileceği bir kitap. Hayatın karmaşasından kaçıp masumiyete sığınmak isteyenlere, özleyenlere önerilir. Ayrıca kitabın yazarı da Mafalda ile aynı hastalığa sahip. Bu da kendi yaşamından izler barındırdığını gösteriyor. Kitapla ve sevgiyle...
1000Kitap
Kiraz Ağacı ile Aramızdaki MesafePaola Peretti ·  Genç Timaş Yayınları · 202015,7bin okunma
"Nihayetinde yüksüz ve mülksüzsün"
8/10
·344 syf.·
2022 25. kitabı
Kitapta birbirinin etrafında dönen, birbirinin Ay’ı olan iki farklı gezegen: Anarres ve Urras anlatılıyor. İkisi arasında hayli farklar mevcut. Anarres, anarşist bir yapıda. Devlet yok, mülkiyet yok, sahiplenme diye bir durum söz konusu değil. Ancak paylaşma var. Böyle olunca haklı olarak da kendilerini özgür olarak nitelendiriyorlar. Emir verme ve emir alma yok. İnsanlar işlerinde gönüllü olarak çalışıyorlar. Bildiğimiz çalışma sisteminden daha farklı bir sistemleri var. Urras’ta ise kapitalist sistem mevcut. Sömürme, mülkiyet, zenginlik vs. Her iki dünyayı, coğrafya olarak karşılaştırdığımızda da farklılıklar bulunuyor: Anarres kurak ve kıtlığın bulunduğu bir gezegen, Urras ise zenginliğin ve verimli toprakların olduğu bir gezegen. Baş karakter olan Shevek’in dünyası Anarres, yani Shevek burada yaşıyor. Shevek'i daha çocukluğundan tanımaya başlıyoruz. Kendisi bir fizikçi ve bir kuram üzerine çalışıyor ancak bu çalışmaları kendi gezegeninde pek istenmiyor, engellenmeye çalışılıyor. Kısacası Shevek istediği gibi çalışmalarını yapamıyor. İki dünya, birbirine düşman gibi olduğundan haliyle aralarında gidiş gelişler pek mümkün değil. Ama Shevek çalışmalarını daha iyi yapabilmek, kuramını tanıtabilmek ve Urras’ı tanıyabilmek için oraya gitmeye karar veriyor. Bu kararı -tabii ki tek başına vermiyor- verirlerken bir daha kendi evine, dünyasına, ailesine dönememe riskini de göz önünde bulunduruyorlar. Her bölüm, Anarres ve Urras olarak bölünmüş çünkü Shevek’in iki dünyadaki yaşantısı ve onun eleştirileriyle bir nevi karşılaştırılarak anlatılıyor. Shevek orada doğal olarak farklı şeylerle karşılaşıyor, farklı deneyimler ediniyor. Ama kuramını gerçekleştirip çalışmasını tamamlıyor mu, sonrasında da ailesine dönebiliyor mu? Artık bu sorular da okuyacak olanlara
1000k
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma
Kof çıkan bir ceviz gibi
3/10
·248 syf.·
2022 16. kitabı
Kitap bir bacağı sakat baba ve oğul ilişkisi üzerine kurulu. Oğullarının onu hastaneye götürmeleri, onunla ilgilenmeleri üzerinden ilerliyor. Daha çok baş karakter olan, aynı zamanda da yazarlık yapan oğluyla ilişkisi anlatılıyor. Aralarında çarpıcı, etkileyici veya duygulandıran bir ilişki yok. Yazar olan oğlu Ankara'da yaşıyor. Babasını ziyaret etmek ve onu hastaneye götürmek için sık sık babası ve annesinin yaşadığı Denizli'ye gidip gelmeleriyle devam ediyor. Haliyle de olaylar sanki sürekli birbirini tekrar ediyor. Öyle ki bazen aynı yerleri tekrar okuyormuş gibi hissettim. Kısacası kurguyu hiç sevemedim, içine çekmedi beni. Aslında ilk 50 60 sayfa güzel gidiyordu ama bundan sonrasında pek de farklı bir şey olmadı. Diline gelirsek yazar galiba değişiklik olsun diye daha önce hiç çevremde ve hiçbir kitapta duymadığım değişik sözcükler, deyimler kullanmış. Acaba benim mi eksikliğim bu, yoksa gerçekten mi birçok kişi karşılaşmadı bilemiyorum. Bu tarz kullanımlarına sık rastlayınca sonradan işaretlemeyi akıl edebildim. İşaretleyebilediklerimi yazmak istiyorum: "cambul cumcul itişip kakışmak", "hakır hakır gülüşmek", "hembemde sekmek" gibi. Daha önce duyan, kullanan varsa eğer bildirirse çok sevinirim. Bunlar gibi daha başka kullanımlar da vardı ancak onları not alamadım ve tekrar da bulamadım maalesef. Ben neden bu kelimelere takıldım çünkü anlatılanlar eski zamanda geçmiyor, günümüze çok yakın bir zamanda geçiyor. Hatta günümüzde demek daha doğru olur. Çünkü bir yerde çocukların artık dışarıda oynamadıklarından, hep bilgisayar başında vakit geçirdiklerinden yakınılıyordu. Bu da açıkça ortaya koyuyor zaten. Yani bu gibi ikilemelerin, kelimelerin kullanılmadığını varsayarsak bu karakterin ağzına da pek yakışmamış. Fazlasıyla eğreti durmuş gibi geldi bana. Ayrıca
1000k
Kuşlar Yasına GiderHasan Ali Toptaş · Everest Yayınları · 202022,1bin okunma