Kitapta birbirinin etrafında dönen, birbirinin Ay’ı olan iki farklı gezegen: Anarres ve Urras anlatılıyor. İkisi arasında hayli farklar mevcut.
Anarres, anarşist bir yapıda. Devlet yok, mülkiyet yok, sahiplenme diye bir durum söz konusu değil. Ancak paylaşma var. Böyle olunca haklı olarak da kendilerini özgür olarak nitelendiriyorlar. Emir verme ve emir alma yok. İnsanlar işlerinde gönüllü olarak çalışıyorlar. Bildiğimiz çalışma sisteminden daha farklı bir sistemleri var.
Urras’ta ise kapitalist sistem mevcut. Sömürme, mülkiyet, zenginlik vs.
Her iki dünyayı, coğrafya olarak karşılaştırdığımızda da farklılıklar bulunuyor: Anarres kurak ve kıtlığın bulunduğu bir gezegen, Urras ise zenginliğin ve verimli toprakların olduğu bir gezegen.
Baş karakter olan Shevek’in dünyası Anarres, yani Shevek burada yaşıyor. Shevek'i daha çocukluğundan tanımaya başlıyoruz. Kendisi bir fizikçi ve bir kuram üzerine çalışıyor ancak bu çalışmaları kendi gezegeninde pek istenmiyor, engellenmeye çalışılıyor. Kısacası Shevek istediği gibi çalışmalarını yapamıyor. İki dünya, birbirine düşman gibi olduğundan haliyle aralarında gidiş gelişler pek mümkün değil. Ama Shevek çalışmalarını daha iyi yapabilmek, kuramını tanıtabilmek ve Urras’ı tanıyabilmek için oraya gitmeye karar veriyor. Bu kararı -tabii ki tek başına vermiyor- verirlerken bir daha kendi evine, dünyasına, ailesine dönememe riskini de göz önünde bulunduruyorlar.
Her bölüm, Anarres ve Urras olarak bölünmüş çünkü Shevek’in iki dünyadaki yaşantısı ve onun eleştirileriyle bir nevi karşılaştırılarak anlatılıyor. Shevek orada doğal olarak farklı şeylerle karşılaşıyor, farklı deneyimler ediniyor. Ama kuramını gerçekleştirip çalışmasını tamamlıyor mu, sonrasında da ailesine dönebiliyor mu? Artık bu sorular da okuyacak olanlara