Geçen ömür geri gelmiyordu, giden rızık yerine gelmiyordu. Gidiş... gidiş yolunda mıydın? Gidiş, gidişti, ama bu ağrı, bu güçlük, bu sıkıntı neydi böyle! Sonbaharda ağaçlardan dökülen yapraklar gibi hafifçe gitmeliydi. Ah çekmeden, inlemeden, bağırmadan, yas tutmadan... Rüzgar gibi, meltem gibi, su ve ışık gibi ağır ağır, sessizce akmalı ve gitmeliydi.