Enes Furkan

Enes Furkan
Haricilik
Çıkış olarak, şianın çıktığı zamana rastlar. Hz Ali döneminde tek fırka görüntüsü vermişlerdir. Çünkü Hz Ali tarafında idiler tamamıyla. Anca Şia düşüncesi daha eskidir. Ebu zehranın burada olayı anlatırken hazreti muaviyeye Muaviye demisi gözden kaçmamıştır zira ileri fasılda şöyle diyor ' Hakem olayı ile muaviyenin başını çektiği bağılik daha da güçlendi'. Sıffın savaşında zorlu mücadele esnasında ortaya çıkmıştır. Hz Ali savaşmakta ısrarcıydı ancak bir grup hakeme gitmesi için onu zorladılar kabul etti. Hz Ali Abdullah bin Abbası halife seçmek istiyordu, Ebul Musa eleşari seçmek zorunda bıraktılar. Hz Ali'yi hakem için zorlayan grup sonra bu olayı büyük bir suç olarak addettiler. İddaa şudur ki: Hz Ali bunu yaparak kâfir olmuştur. Kendilerinde girmişler ancak tövbe etmişlerdir. Bazı bedevilerde kendilerine katıldı "Hüküm ancak Allah'a aittir." Sloganları haline geldi. Hz Ali'ye savaş açtılar. Mezheplerlerimi en çok savunanlardır, görüşlerinde en şiddetli olanlardır, en çok bağlılığı gösteren, en fazla dindarlık yapan en atılgan bu gruptur. Lafızların zahirine o kadar çok takılmışlardır ki zahiri neticenin kutsal bir din olduğunu zannetmişlerdir. Hz Osman Hz Ali Talha Zübeyr ve zalim emevi idarecileriyle hiçbir ilgisi bulunmadığını söyleyen herkese kucak açmışlardır bu da onlarda büyük bir etki meydana getirmiştir. Adil idareci Ömer bin Abdülaziz ile de tartıştıkları olmuştur. Ümeyye oğulların muhalefet ettiğini zulumlerini önlediğini, hak sahiplerine hakkını verdiğini kabul etmek ile birlikte 'beraet ilanına' takılmışlardır. Hariciler in "jakobenler" i andrıdığı zikrediliyor. Belirgin özellikler, fedakarlık ölüme atılma. Belki bazılardaki bu özellik cesaret değil çılgınlık ve sinir bozukluğu idi. Kimi hariciler Hz Ali'nin konuşmasını kesiyor kimi hariciler
Din
Reklam
Kolay değil, olmayacak da
Allah [c] isteseydi, O'na inandıktan sonra, İslâmî toplumu kurma yolunu kolaylaştırır ve dümdüz yapardı. Ama o zaman, bu yolda yürümek, Allah yolcusunun kulluğuna dair hiçbir şey ifade etmezdi. Müslümanın, Allah'a iman ettiğini açıkladığı gün, hayatını ve malını O'na sattığını ifade etmezdi. İsteklerinin tümünün, Resulullah'ın getirdiklerine uyduğunu ve onları izlediğini de gösteremezdi. Elbette o vakit, bu yolda, mü'min ile münafık, doğru ile yalancı karışır; biri, diğerinden ayrışmazdı.
Din
Beni anlatıyor
Din

leylünehar

@muvazenebekcisi
·
İnsanın karnı tokken, ağrısı yokken, keyfi yerindeyken, hava güzelken güneşlikken meyvelikken, sofrası doluyken Müslümanlık kolaydır. Ama yaralanmışsın; ölüm tehlikesi, açlık, kıtlık, sefer var, terlemişsin, yorulmuşsun, karşına çeşitli sıkıntılar, başına çeşitli üzücü hadiseler gelmiş, arkadaşlarla problemler var ... İşte asıl imtihan o zaman meydana çıkıyor. O zaman müslüman kalmak, o zaman Müslümanlığa yine candan bağlı olmak, o zaman yine Allah'ın yolunda fütur getirmeden yürümek has müslümanların işi; vefalı, dayanıklı müslümanların, cefakeş insanların işi. Zor bir şey ama sevabı büyük.
Din
- Öz varlığı arayanlara da, sanı dostu yani filodoks değil, bilgi dostu yani filozof dememiz yerinde olur. - Elbette.
Sayfa 191
Felsefe