..başka hayatları, başka dünyaları düşleyecektim. Yastığa başımı koyup gözümü kapattığım andan itibaren Maya değil, bambaşka biri olacaktım. Bazen âşık bir genç kız, bazen bir politik eylemci, bazen bir maceraperest... Bunlardan herhangi biri veya başka bir şey olabilirdi, ama mutlaka Maya kimliğimden çıkacaktım.
Vıcık vıcık yüzeysellik yayan şu “kişisel gelişim” kitaplarının bağırıp durduğu “İstersen yaparsın!” sözü tam bir kandırmacaydı. İnsan ancak yapabileceğini isterdi. “İstemek” kavramı, “dilemek”ten ve “hayallere dalmak”tan farklı bir şeydi. Bedelini göze almakla, gereğini yapmakla ilgili bir şeydi.
Aşk, razı gelinen bir körleşme biçimidir.
Aşk, aşık olduğunun yüzü dışında bütün ışıkların sönmesidir.
Aşık olduğun kadının bakışlarından başka hiçbir aydınlığın kalmamasıdır yeryüzünde.