SÖZ
Benim en sevdiğim söz senden duyduğum ben’dir.
Hep yinelediğim söz sana koyduğum ben’dir.
İyi olmak adına bilgiç olmak istemem,
Seni senlediğim söz, bir-bir oyduğum ben’dir.
Yazarın 45 sayfalık devasa önsözü, aslında bir itiraftır. Coğrafya, bizlere okul sıralarında "mıymıntı" bir ezber yığını olarak sunulurken; arka planda devletlerin, sermayenin ve orduların elinde keskin bir kılıca dönüşmüştür.
1976’da *"Coğrafya Her Şeyden Önce Savaş Yapmaya Yarar"* diyen Yves Lacoste, bugün bize şunu söyletti: "Algoritma savaş yapmaya yarar."
Dün toprağı kontrol etmek için çizilen haritalar, bugün verileri ve kodları kontrol etmek için kurgulanıyor. Eğer teknolojik bağımlılığımızı bitirip kendi "stratejik aklımızı" inşa edemezsek, Lacoste’un uyardığı o stratejik üstünlüğü başkalarına devretmiş oluruz. Tam bağımsızlık, sadece silahla değil, o silahı yönlendiren "milli stratejik veri" ile mümkündür. Türkiye’nin "sınır güvenliği saplantısı" veya Orta Doğu’daki aktif varlığı, aslında Lacoste’un elli yıl önce yaptığı uyarıların sahaya yansımasıdır. Sahada kurulan askeri üsler artık sadece birer "savunma hattı" değil; ekonomik entegrasyon ve bölgesel arabuluculuk için birer "stratejik çapa" mahiyetindedir.
İbn Haldun hayranı olan Faslı yazar Lacoste, *"Coğrafya kaderdir"* sözünü stratejik bir hamleye dönüştürür. Ona göre haritalar tarafsız değildir. Her sınır çizgisi bir güç dengesinin, her veri akışı bir iradenin ürünüdür.
"Haritayı çizen, geleceği de yazar." Eğer eğitim sistemimizi stratejik analiz üzerine kurmaz, "mıymıntı coğrafya" tuzağından kurtulamazsak; bu kadim topraklar bizim için "savaş yapmaya yarayan bir araç" değil, başkalarının savaş alanı olmaya devam eder.
Kreatif Kültür Sanat olarak soruyoruz: Sizce bugün haritamızı kalemle mi çiziyoruz, yoksa algoritmalarla mı?
Bu gündelik kitlesel yer değiştirmelerde, her bir birey kendi hedef noktasına şu veya bu ölçüde yalnız başına gider, yalnızca iki yer, iki mahalle (uyunan ve çalışılan yerler) bilinir, insanlar için bu ikisinin arasında kesinlikle mekân değil (Zira özellikle metroyla tünelden gidiliyorsa buralar bilinmez halde kalır), daha ziyade zaman, istasyon isimlerinin sayılmasıyla işaretlenen güzergâhı katetme zamanı vardır.