Mesele şu: Hayatımızda nice nice elleri, cepleri taşlarla dolu haset, kötü insanlar olacak ve hayallerimize, umutlarımıza saldıracaklar. Hatta üstün bir gayret sonucu gemimizi sulara batıracaklar. Bu durumda pes etmiş bir vaziyette hayatımıza devam mı edeceğiz? Yoksa Stelyanos Hrisopulos Gemisi’ni hatta daha iyisini inşa mı edeceğiz?
“İçinde açılmak, uzaklaşmak, seyahat arzuları dolu, hür, serazat, vatansız bir insanın gemisiydi. İçinde dalgalar, fırtınalar, sakin denizler, acayip balıklar, bambaşka, bize benzemeyen, bize benzeyen insanlar dolu, bir insanın tahayyüllerinin, hatıralarının gemisiydi.”
“Kış ne kadar çok, ne kadar uzun olursa olsun;balık ne kadar az çıkarsa çıksın; yine yaz, bildiği gibi mahrumiyetlerin içinden kafasını kaldıracak ve onu bekleyenlere gelecektir.”