- Şimdi de sen anlat bakalım, neler olsun istersin masalılımızda, kuşlar prensler sevimli haller?
- Ben isterim ki annem Esmanın ölümünü daha duymamış olayım, böyle üşümeyeyim, ben isterim ki çocuk kalbimi annem olmayınca ben de olmıyayım. Annesizliği anlatın kendimi daha iyi anlamak ve tanımak istiyorum.
Kendi kalbini dinliyormuş gibi göğsüne eğilmiş duran bu yaratık için kalb, bir yaşama işareti olmaktan çıkmıştı. Adam, bunun dışında kalbin hangi ödevleri varsa onlardan birine dalmıştı.
Ve ölümün bir sigara kağıdı gibi yakıp öbür dünyaya bile bir şeyini bırakmayacağı duygusunu yayan bu ihtiyara kendi camımın ortasına yapışmış dışa doğru bakarken onun da bana karşı aynı fakat belki sadece elli yıl önceki kelimelerle aynı duygu içinde donup kaldığını anladım.