Siz ressamlar ne kadar da tuhafsınız! İsminizi duyurmak için her şeyi yapabilirsiniz. Şana ve şöhrete kavuştuğunuzda da ondan sanki kurtulmak istersiniz.
Şerefi İslam'a bağlılıkta görür, onuru başka yerde arayanları alçalışın beklediğini vurgular, "Asıl yağma edilen, dini yağma edilendir," derdi. Ona göre bir insanın oruç tutmasına, namaz kılmasına değil; konuştuğunda sözünün doğruluğuna, emanet edildiğinde ona riayetine, eliyle ve diliyle kimseye zarar vermeyişine bakmak lazımdı.
Ve çıkıyor Ebu Bekir kutlu minbere... "Ey insanlar! En iyiniz olmadığım halde yönetiminizi üstlenmiş bulunu yorum. İyi yönetirsem bana yardımcı olunuz; kötü yönetirsem beni uyarınız ve düzeltiniz," diyerek başlıyor konuşmasına, başa geçenlerin söylemekten korkacağı sözlerle. Sonra şöyle devam ediyor iktidarı yani gücü tanımlayarak: "Zayıflarınız benim nezdimde kuvvetli sayılır, onun hakkını başkalarından alıveririm. Güçlü
leriniz bana göre zayıf demektir, onlardan başkalarının hakkını alırım!"