Peygamber Efendimiz (sallallahu 'aleyhi ve sellem) Uhut şehitleri üzerine cenaze namazı gibi namaz kılmıştır. Hatta Hz. Hamza'nın (radıyallahu 'anh] namazını yetmiş defa kıldığı rivâyet edilmiştir. Bir başka rivâyette yetmiş tekbir aldığı ifade edilmiştir. Aslında şehit Hz. Hamza (radıyallahu 'anh) Peygamber Efendimiz (sallallahu 'aleyhi ve sellem)'in önüne konulmuştu. Diğer şehitler de tek tek önüne konuyor, Efendimiz (sallallahu 'aleyhi ve sellem) de namazlarını kılıyordu. Bu sebeple ravi, kılınan her namazın Hz. Hamza (radıyallahu 'anh] üzerine kılındığını zannetmiştir.
Bir gün, Allah Resûlü (s.a.s.) devesinin terkisine birisini bindirmiş vaziyette gidiyordu. Derken hayvanın ayağı takıldı. Bu sahâbî "Hay aksi şeytan!" dedi. Peygamberimiz ona şöyle buyurdu: "Hay aksi şeytan deme! Bunu söylediğinde şeytan büyür, büyür ev kadar olur ve der ki: Benim gücümü anladı. Sen başına bir şey geldiğinde bismillâh de. O zaman şeytan küçülür, küçülür, sinek kadar olur."(Ebu Davud "Edeb")
Allah Resûlü (s.a.s.) bir gün ashabına "Allah'tan hakkıyla hayâ edin!" buyurdu. Ashâb-ı kirâm "Elhamdülillah biz Allah'tan hayâ ediyoruz ey Allah'ın Nebîsi" dediler. Bunun üzerine Allah Resûlü şöyle buyurdu: "Hayır, ben onu kastetmiyorum. Allah'tan hakkıyla hayâ eden kimse başını ve onda bulunan organları korusun. Karnını ve etrafındakileri korusun. Bir gün ölüp çürüyeceğini hatırında tutsun. Kim âhireti isterse dünyanın süs ve şatafatını terk eder. Kim bu dediklerimi yaparsa işte o kimse Allah'tan hakkıyla hayâ etmiş olur.
(Tirmizi"Kıyame",24)