Buhârî, Sahih'inde Ebû Sa'id el-Hudri'den (ra) şu hadis-i şerîfi nakletmektedir: "Kıyâmet günü, Hz. Nûh, Allah'ın (cc) "Sana verdiğim emirleri, ümmetine tebliğ ettin mi?" sorusuna "Evet, Ya Rabbi" diyerek cevap verecektir. Cenâb-ı Allah, bu defa onun ümmetine: "Size gönderdiğim peygamber, emirlerimi size bildirdi mi?" diyecek, onlar da "Bizi azaptan korkutacak ve ibâdete davet edecek hiç kimse gelmedi." diyecekler. Bunun üzerine Allah (c.c.), Hz. Nûh'a (a.s.) "Sana kim şahidlik yapacak?" diye soracak. O da "Muhammed ve ümmeti şâhidlerimdir." diyecek. Resûlullah ve ümmeti de hakikaten onun dini emirleri ümmetine aynen tebliğ ettiğine şâhidlik edeceklerdir." Bu hadis-i şerîf, "Böylece sizi, vasat bir ümmet yapmışızdır. İnsanlara karşı (hakikatin) şâhidleri olasınız. Bu peygamber de sizin üzerinize tam bir şâhid olsun diye..." âyetinin en doğru tefsîridir.
İnsanın yaptığı işler, davranışlar Arapçada iki başlık altında değerlendirilir: Fiiller ve ameller. Fiil; vasıfsız, hedefsiz iştir. Başka bir ifadeyle insanın hayvanlarla müşterek olarak yaptığı davranışlar, hallerdir. Mesela bir insanın yemek yemesi, fiildir. İnsan da bir şey yer, herhangi bir hayvan da... Fiil olması bakımından insanın yaptığı iş, hayvandan ayrılmaz. Peki, bir işi fiil olmaktan çıkaran, onu amel yapan şey nedir? O işi yapanın o işe atfettiği amaç, gayedir. O gayeyi atfettiğinde o iş fiil olmaktan çıkar, amel olur. Örneğin bir insan karnını doyurmak için yemek yediğinde bir fiil gerçekleştirmiş olur. Ama insan besmele çekerek yemeğe oturursa, besmele çekerek uyursa, besmele çekerek güne başlarsa onun fiili artık diğer canlıların yaptığı fiillerin üzerine çıkar; amel olur ve insan o işten Allah'ın katında sevap kazanır. Onun için bir insan besmele çekip yemeğe başladığında, eğer haramla beslenmiyorsa doyana kadar ibadet halindedir. Bir insan besmele çekerek uyursa, eğer haram bir şekilde, haram bir yerde uyumuyorsa uyanana kadar ibadet halindedir. Besmele bizim günlük, sıradan işlerimizi salih amel haline getiren bir niyet deklarasyonudur. Besmele çektiğimiz zaman artık o iş Allah'ın rızası için yapılan bir ibadete dönüşmüş olur.
Bir insan haram olmayan bir işin başında besmele çektiğinde, o işi Allah adına, Allah namına, Allah rızası için yaptığını ifade eder. Yani her besmele insanın var oluş bilincinin yeniden deklarasyonudur.
İbrâhîm en-Nehaî (rahimehullah) dedi ki:
“Eğer şeytan sen namaz kıldığın esnada gelip riya/gösteriş yapıyorsun derse, namazı uzat.”
|Minhâcu’l Kâsidîn, (268)|