Güya şu güneş bizlerle konuşuyor, der: "Ey kardeşlerimiz! Tevahhuşla sıkılmayınız, ehlen sehlen merhaba, hoş teşrif ettiniz. Menzil sizin, ben bir mumdar-ı şehnaz.
Ben de sizin gibiyim fakat safi, isyansız, mutî bir hizmetkârım. O Zat-ı Ehad-i Samed ki mahz-ı rahmetiyle hizmetinize beni musahhar-ı pür-nur etmiş. Benden hararet, ziya; sizden namaz ve niyaz."
Yahu, bakın kamere! Yıldızlarla denizler her biri de kendine mahsus birer lisanla: "Ehlen sehlen merhaba!" derler. "Hoş geldiniz, bizi tanımaz mısınız?" Sırr-ı teavünle bak, remz-i nizamla dinle. Her birisi söylüyor: "Biz de birer hizmetkâr, rahmet-i Zülcelal'in birer âyinedarıyız; hiç de üzülmeyiniz, bizden sıkılmayınız."
İnsanın inandığı hakikatleri duyuramaması kadar üzücü, sancılı bir şey yok gerçekten. Bundan doğan yalnızlığın izahı güç. Kendi ailenin arasında dahi bir başınasın. Efendimizi şimdi daha iyi anlıyorum.
Kitap uygulaması kendi ekseninden çıkmış durumdadır insanların kitap ve kitaba dair paylaşımlarının aksine tamamem müstehcen ahlaki olmayan, uygulamanın amacına tamamen ters içerikler paylaşılmaktadır. Uygulama maalesef ki instagram ve tiktok uygulamaları gibi mecralara evrilmektedir. Amacına uygun sınırlamalar getirilmesini ümit ediyorum ruhu tahrip eden içeriklere maruz kalmak uygulamanın bağlamının dışındadır.