Zenji

Ve zambakla kuştaki bu sonradan edinilmiş özgünlük de yine saf ve yalındır; zira verilen ders saf ve yalın dahi olsa, basit, günlük, ya da tumturaklı ve alimane ifadelere öyle fazla bağlı değildir, hayır, yalınlık, hocanın kendisinin ne öğretiyorsa o olmasıdır.
Felsefe
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sevincin kendisi olmak
Hayır, sadece sevginin ta kendisi olan kişi kayıtsız şartsız sevinçli olur, ve bir insan sadece kayıtsız şartsız sevinçli olmakla, sevincin ta kendisi olur.
Felsefe
Zira şayet insanın sevinç duyduğu şey bir hiç olsaydı da, insan yine de hakikatte tarifsiz sevinç dolu olsaydı, o vakit bu tabii o insanın bizzat kendisinin sevinç dolu olduğunun ve sevincin ta kendisi olduğunun en mükemmel kanıtı olurdu -bu tıpkı zambakla ve kuşun, o sevinç üstatlarının, tam da kayıtsız şartsız sevinç dolu ve sevincin ta kendisi oldukları için öyle olduğu gibidir. Şöyle ki, eğer sevinç muayyen şartlara bağlıysa, o vakit o insan sevincin ta kendisi değildir, onun sevinci haliyle o şartlarınkidir, ve meşruten onlara bağlıdır. Ama sevincin ta kendisi olan kişi kayıtsız şartsız sevinç doludur, ve diğer taraftan, kayıtsız şartsız olan kimse de sevincin ta kendisidir.
Felsefe
Onun için vaazın öğretisi doğrultusunda, zambaktan ve kuştan itaat öğrenmeye çok itina göstereceksin. Korkup sinmeyeceksin, kendi hayatını bu akıl hocalarınınkiyle mukayese ederek umutsuzluğa kapılmayacaksın. Umut kesecek hiç bir şey yok zira sen ne de olsa onlardan ders alacaksın; ve vaaz seni her şeyden önce, Tanrının sabrın Tanrısı olduğunu söyleyerek teselli eder, ama sonra şunu ekler: Zambaktan ve kuştan ders alacaksın, zambak ve kuş gibi koşulsuz itaatkâr olmayı öğreneceksin, iki efendiye kulluk etmemeyi öğreneceksin; zira hiç kimse iki efendiye birden kulluk edemez, yapabileceği tek şey vardır: ya... ya da
Felsefe
O sadece insanoğluna karşı sabrın Tanrısıdır. Doğrusu, bu bir tesellidir, azami derecede lüzumlu ve tarifsiz bir tesellidir, ki Kutsal Kitap bunun içindir ki, Tanrının "sabrın Tanrısı" olduğu kadar - "tesellinin Tanrısı" da olduğunu söyler; lakin Tanrının tesellinin Tanrısı olmasının insanoğlunun yüzünden olması tabii müthiş ciddi bir meseledir, insanoğlunun sabrı kötüye kullanması müthiş ciddi bir meseledir. İnsanoğlu Tanrıda, daima koşulsuzca itaatkâr olan zambağın ve kuşun bilmediği bir sıfat keşfetmiştir; yahut Tanrı insanoğlunu, bu sıfata, sabır sıfatına da sahip olduğunu ona aşikâr kılabilecek kadar çok sevmiştir. Lakin bu yine de bir anlamda - ah, o kor kutucu mesuliyet yok mu! - evet, insanoğlunun itaatsizliği bir anlamda Tanrının sabrına tekabül eder. Bu bir tesellidir, ama müthiş bir mesuliyete tabidir.
Felsefe