Zenji

Tanrıya Ben ölürsem, ne yaparsın Tanrım? Ben ki senin testin, bir kırılırsam? İçtiğin içkiyim hem, ya bozulursam? Ben senin esvabın, işin meşgalen, bensiz anlamını yitirirsin sen. Ne evin kalır ben gidince, ne barkın ne de içten sözcükler seni esenleyen. Kalır çırılçıplak yorgun ayakların gidince yumuşacık terlikler; Ben. Kayar omuzlarından o geniş harmani. Sıcacık bir yastığa baş koyar gibi yanağımda onca dinlenmiş bakışların aranır upuzun, merakla beni - ve bırakır kendini günbatımıyla taşların yabanıl, soğuk koynuna. Tanrım kaygıdayım. Ne yapacaksın? Rilke
Edebiyat
lacrimosa isimli okura yanıt verildi
Zenji
Yarın Bacchanalia festivali başlıyor. Tanrı Bacchus'a(Dionysos) yalvarırsan belki düzeltir testiyi...
Reklam
14415
Dilde yansıyanı dile getirmek için dili kullanamam.
Zenji
#54355966
Schopenhauer
İstenç, saf anlamda kendi kendini belirleme yeteneğinde olduğundan, Her şeye Kadir Olan'ın kötü niyetli bir karikatürü gibi, amacını tümüyle kendi içinde taşır. Bu ise bizi ve yaratılışın geri kalanını esrarengiz amaçları doğrultusunda kullandığı anlamına gelir. Hayatlarımızın bir değeri ve amacı olduğunu düşünebiliriz; ama hakikat şudur ki yalnızca istenç'in kendini yeniden ürettiği kör ve sonuçsuz sürecin zavallı araçlarıyızdır. Fakat bunu gerçekleştirmek amacıyla istenç, hayatlarımızın anlamı olduğunu sanmamız için bizi kandırmaktadır ve bunu da bilinç diye bilinen, kendimize ait değer ve amaçlar taşıdığımız yanılsamasına izin veren şekilsiz bir kendini aldatma mekanizması geliştirerek yapar. Kendi arzularının aslında bizim arzularımız olduğuna inandırarak bizi dolandırır. Bu anlamda Schopenhauer'a göre, tüm bilinç aslında yanlış bilinçtir. Bir zamanlar dendiği gibi dil nasıl ki fikirlerimizi başkalarından saklayabilmemiz için varsa bilinç de hayatımızın bütün beyhudeliğini bizden gizlemek üzere vardır. Aksi halde, insanlık tarihi diye bilinen şu katliam ve akamet panaromasıyla karşılaşarak kendimizi kesinlikle yok ederdik. Fakat intihar bile istenç'in kurnaz bir zaferini simgeler; çünkü onun ölümsüzlüğü tam tersine ve dramatik bir biçimde insan kuklalarının ölümlülüğüyle tanıtlanır.
Felsefe
lacrimosa isimli okura yanıt verildi
Zenji
O da yalan bu da yalan var birazda sen oyalan...
Schopenhauer
İstenç, saf anlamda kendi kendini belirleme yeteneğinde olduğundan, Her şeye Kadir Olan'ın kötü niyetli bir karikatürü gibi, amacını tümüyle kendi içinde taşır. Bu ise bizi ve yaratılışın geri kalanını esrarengiz amaçları doğrultusunda kullandığı anlamına gelir. Hayatlarımızın bir değeri ve amacı olduğunu düşünebiliriz; ama hakikat şudur ki yalnızca istenç'in kendini yeniden ürettiği kör ve sonuçsuz sürecin zavallı araçlarıyızdır. Fakat bunu gerçekleştirmek amacıyla istenç, hayatlarımızın anlamı olduğunu sanmamız için bizi kandırmaktadır ve bunu da bilinç diye bilinen, kendimize ait değer ve amaçlar taşıdığımız yanılsamasına izin veren şekilsiz bir kendini aldatma mekanizması geliştirerek yapar. Kendi arzularının aslında bizim arzularımız olduğuna inandırarak bizi dolandırır. Bu anlamda Schopenhauer'a göre, tüm bilinç aslında yanlış bilinçtir. Bir zamanlar dendiği gibi dil nasıl ki fikirlerimizi başkalarından saklayabilmemiz için varsa bilinç de hayatımızın bütün beyhudeliğini bizden gizlemek üzere vardır. Aksi halde, insanlık tarihi diye bilinen şu katliam ve akamet panaromasıyla karşılaşarak kendimizi kesinlikle yok ederdik. Fakat intihar bile istenç'in kurnaz bir zaferini simgeler; çünkü onun ölümsüzlüğü tam tersine ve dramatik bir biçimde insan kuklalarının ölümlülüğüyle tanıtlanır.
Felsefe
lacrimosa isimli okura yanıt verildi
Zenji
Yanılsamaya devam etmeye herhalde