Zenji

Ben derim ki, satori bilge insanların olduğu her yerdedir; yani satori kimsenin özel malı değildir ve ister bilge ister cahil, ister soylu ister avam, ister zengin ister fakir, her birimizin ondan nasibi vardır. Zen'in bilinçaltı merkezi "çeper"deki tüm deneyimlerinizin hem geri döndüğü hem de yola çıktığı noktadır. Fakat noktanın kendisine gelince, onu varsayım veya kavramsallaştırmalarla belirlemek mümkün olmaz.
Felsefe
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Baso'nun öğrencilerinden Banzan'ın dediğine göre, Zen kavrayışında ulaşabileceğimiz en üst aşama olan satori kişiden kişiye aktarılabilecek bir şey değildir; bir başka deyişle, o tümüyle kişisel bir haldir, tekrar edilmesi ve başkalarına iletilmesi mümkün olmayan yaratıcı bir tecrübedir. Nitekim Sung hanedanlığı döneminin büyük ustalarından Jimyo, binlerce ustanın yaşadığı belirtilen satori tecrübesinin olması gereken şey olmadığını söyler. Yani herhangi bir şekilde satori olarak tasvir edilebilen bir tecrübe satori olamaz, çünkü insanın yaşaması mümkün olan binlerce tecrübeden ayıklanıp parmak basılacak belirli bir deneyim değildir o; öyle olduğu takdirde satori'nin kendisi de insan bilincinin tanımlanabilir ve ayırt edilebilir olaylarından biri haline gelir.
Felsefe
yapraciği gören balik
minnacık bir balık bir yaprak gördü körpe - yeşil - ve yemiş bahar güneşini -yaprak değildi bahardı gördüğü- ve o düşle fırladı denizden ve düştü kaldı balık ki yaprağı görüp sarhoşladı o ben'im işte erik ağacından düşen yapracık damarlarında hâlâ özsuyun hazzı bir gözyaşıyla sapından sarkan yaprak ki düştü erik ağacından o ben'im işte ve çiçekler arasındaki erik ağacı güneşe ve yağmura dikmiş gözünü - -güneş ki olduracak meyvasını yağmur ki besleyecek meyvasını meyva ki sürdürecek erik ağacını ağaç ki çiçekler arasında o ben'im işte ve meyva ki güneş kokar usulcana erir ağzında ve bir an emip de çekirdeğini
1000Kitap
Mavi
gel de maviyi anlat solucana ne deniz görmüş ne nehir ne gök ne de mavi gözlü bir solucana tutulmuş - siz asıl bana sorun o maviyi. Zahrad
1000Kitap
Sekito: "Burada, benim yerimde bir iğnenin ucuna bile açacak yer yok," der. Yakusan cevabı yapıştırır: "Burada, benim yerimde bir kayaya çiçek ekmek gibidir bu." Aynı fikirde değillermiş gibi görünseler de Sekito'yla Yakusan aslında aynı şeyden söz ediyorlar.
Felsefe