Kanun bana damga vurdu. Namuslu insanların arasından sürüp çıkardı. Bütün sevdiklerimin yabancısı oldum. Bu gece, bu serseriler arasında geçirdiğim iki saat, bana anlaşılmaz bir sükûn ve kuvvet verdi. Acaba ben, sahiden bu âlemin adamı mı oldum? Bilmiyorum. Fakat, muhakkak olan şu ki: insan, kimin yanında yüz karası yoksa, kimin yüzüne çekinmeden bakarsa, kendini ona yakın buluyor.
"Tüm yaşamı boyunca hiçbir şeye karar vermeden ölen bir adam," diye ciddi bir tonda ekledi Van Tricasse, "bu dünyada mükemmeliyete yaklaşmış demektir."
Bunu duyunca hemen oturdu Anna, yelpazesiyle yüzünü kapadı. Aleksey Aleksandroviç onun ağladığını, yalnızca gözyaşlarını değil, hıçkırıklarını da tutamadığını, göğsünün inip kalktığını gördü. Karısının ağladığını kimse fark etmesin diye, ona kendini toparlayacak zamanı kazandırmak için önüne geçip durdu.
Levin yüzünü buruşturdu. Reddedilmekle uğradığı hakaret yeni, taze bir yara gibi sızlattı yüreğini gene. Ama evindeydi şimdi. Evinde duvarlar yardım eder insana...