Yaşamı gereğinden fazla ciddiye alıyorsunuz, Dickie ... Bir oyundur yaşam, başka bir şey değil."
"Keyifli bir oyun değil."
Onun sesinde de bir hüzün belirdi bu kez:
"Hayır" dedi. "Keyifli bir oyun değil. Her şeyden önce de zor. Yapmak istemediği şeyleri yapıyor insan ...
Sanırım, aşkı çok güzel bir duyguya dönüştürebilecek tek şeyin her şeye karşın ve ölünceye kadar sadık kalmak olduğunu söylemiştim. Odile tuhafıma giden bir bakışla bakmıştı François'ya.
François, görüşlerine her zaman soyut ve madensi bir hava veren o kesik kesik konuşmasıyla: "Sadık kalmanın ne önemi olabilir, anlamıyorum" demişti. "Şimdiki zamanda yaşamak gerek. Önemli olan her andan o anın içinde bulunabilecek gücü çıkarmak. Buna da üç yoldan ulaşılabilir.Güçle, tehlikeyle ya da istekle. Yok olmuş bir arzunun düşünü sadakatle sürdürmeye çalışmak neden?"
Hayata duyduğumuz çokça sevgiden
Azat ettiğimiz umut ve korkudan
Şükrederiz, asgari bir minnetle
Bilmem hangi tanrılara
Sonsuzca yaşanmadığına
Gidenin geri gelmemesine
Ve ne kadar cılız aksa da nihayetinde
Her nehrin bitmesine kendi denizinde
———
From too much love of living,
From hope and fear set free,
We thank, with brief thanksgiving,
Whatever Gods may be,
That no life lives forever,
That dead men rise up never,
That even the weariest river
Winds somewhere safe to sea.