ne çıkar bir yelin kendisinin bir çoğu
doğruluk katsa yazın yalanlarına;
kana bulasa esrik yapraklarla güneşi ve
saptırsa yolunu ölümsüz yıldızların?
Vur kralı dilenciye, kraliçeyi görünüşe
(vur dostu iblise, vur uzayı zamana) -
gökler asılıp da okyanuslar boğulunca
yine de tek kalan giz insan olacaktır
ne çıkar bir cılız yelin bi yavuzu kazısa
haykıran tepeleri sulusepken ve karla :
boğazlasa ovaları şeyin ipleriyle ve boğsa
ormanları evvel beyaz içinde?
Vur umudu yılgıya; vur görmeyi köre
(vur acımayı kıskançlığa ve ruhu akla) - ki
yürekleri dağlardır, kökleri ağaçlardır
ancak onlar merhaba diyecek bahara
ne çıkar bir düş'ün bir yazgısının bir tan'ı ısırıp
da ikiye ayırsa bu evreni, sonsuzu
kazıyıp çıkarsa mezarından ve
çiselese hiçbir yere benimle ve seninle?
Vur hemen'i hiç'e, hiç'i iki keze
(vur hayatı yokluğa : vur ölümü geçmişe) -
tüm hiçliktir ancak en kocaman yuvamız;
en çok kim ölürse, biz daha çok yaşarız
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
bir satıcı pis kokan bir şeydir sevindirmek için
ama bu sevinen kendisi olsun, başkası olsun
ne farkeder, yeter ki satsın o
nefret kaputları, eğitim yılan yağı, el
ektrik süpürgeleri, terör çilekleri, de
mokrasi (alıcı! dikkat!), gereksiz saçlar
Tut ki insanaltı haklarına Çoktan Kavuşmuşuz Biz