Dehrin ne safâ var acaba sîm ü zerinde.
İnsan bırakır hepsini hîn-i seferinde.
(Dünyanın altınında ve gümüşünde ne mutluluk olabilir ki? İnsanlar o kaçınılmaz son yolculuğa çıkarken zaten bunların hepsini geride bırakır.)
ehl-i dünyâ kim cihân zevkın demâdem sandılar
veh ki bu mâtem-serâyı cây-ı hürrem sandılar
dünyaya düşkün olanlar, buradaki zevki devamlı sandılar, yazıktır ki; matem evini düğün evi sanıp aldandılar...
“Aşk derdiyle hoşem el çek ilâcımdan tabîb
Kılma dermân kim helâkim zehri dermândadır”
Aşk derdiyle hoşnudum, ey doktor! Bana ilaç verme; benim helâk olmam, senin derman olsun diye vereceğin zehrindedir.