Hata şurada ki, insanın tabiatı üzerinde yapılan araştırmalar derinlere götürülmemiştir. İnsan, bütün ikiyüzlülüklere ve söylentilere rağmen samimi olarak kendinden başkasını sevmez ve benliğinden başkasına tapmaz, saygı göstermez. Geçmiş zamanları dolduran tarihi veya soyut tanrıları, kahramanları, vatanı, insanlığı ve daha bir sürü efsaneyi, korkusundan veya telkin ile takdis eder gibi görünür. Hakikatte, bunlar kendi asıl imanını gizleyen birer takma isim veya paravanadır. Herkesin sevinçle kabul edebileceği bir dini öğretmek için ortaya bir peygamber çıkar da bütün dünya onu sevinçle karşılarsa, pratik bir neticeye varabilmesi için insan davranışının psikolojik merkezinin ne olduğunu göz önüne getirmek lazımdır.
Herkesin sevinçle kabul edebileceği bir dini öğretmek için ortaya bir peygamber çıkar da bütün dünya onu sevinçle karşılarsa, pratik bir neticeye varabilmesi için insan davranışının psikolojik merkezinin ne olduğunu göz önüne getirmek lazımdır.