Tanrı gerçekten var mıydı, yoksa hükümdarlıkların; güç, mevki ve kendi halklarını soymak için inandırdıkları bir sembol müydü? Yeryüzündeki görüntüyü gökyüzüne yansıtmışlardı. ... Ölümün karşısında mezhep, iman ve inanç... Hepsi ne kadar da zayıf ve boştu.
Çünkü ne mahkemenin alabileceği bir malım ne de şeytana verebileceğim bir dinim yoktu. Zaten yeryüzünde bende en ufak bir istek uyandıracak ne kalmıştı ki? Elimden kayıp gitmiş bir yaşamdı.
Ben hep sessizliğin en iyi şey olduğunu zannederdim. Sanırdım ki denizin kenarında, kanatlarını ve tüylerini yayarak tek başına oturan bir leyleğe benzeyen insan daha iyidir.
Yoksulluk ve kadercilikle dolu bu alçak dünyada bir kerecik sandım ki benim yaşamımda da bir güneş ışığı parlıyor; ama ne yazık ki güneş ortada yoktu...