Ben "sahibinin sesini" tekrarlayan papağanlar yetiştirmekle değil, meşaleyi "bağımsız ve hünerli, yaratıcı ve yenilikçi" ruhlara teslim etmekle ilgileniyorum.
Gerçekten ihtiyaç duyduğumuz şey, hayata yönelik tutumumuzun değişmesidir. Kendimizin de bunu öğrenmesi ve dahası umutsuz insanlara hayattan ne beklediğimizin önemli olmadığını, önemli olanın hayatın bizden ne beklediği olduğunu öğretmemiz gerekir. Hayatın anlamını sorup durmak yerine, kendimizi her gün ve her saat yaşam tarafından sınanan insanlar olarak düşünmemiz gerekir.
Tıpkı K vitamini gibi B12 vitamini de bağırsak bakterileri tarafından üretilir. Yine de beslenme yoluyla daha fazla B12 vitamini almamız gerekir. Neden?
Bir tasarım kusuru yüzünden. B12 vitaminini kalınbağırsak bakterileri üretir ama vitamin buradan emilemez. B12 vitamini incebağırsakta emilir ve incebağırsak sindirim sisteminde kalınbağırsaktan önce gelir. Yani insan bağırsaklarındaki muhteşem bakteriler bize B12 vitamini temin edecek kadar nazik olsalar da bağırsaklarımızın tasarımı o kadar kötüdür ki bütün o B12 vitamini kaynağı tuvalete gider. (Ve evet, merak ettiyseniz söyleyeyim, B12 vitamini almak için dışkınızı yiyebilirsiniz. Ama umarım asla o kadar çaresiz kalmazsınız.) Milyonlarca otçul B12 vitaminini bulup yeme zahmetine katlanmak zorunda olmadığı halde, kötü bağırsak tesisatımız bu molekülü insanlar için beslenmeyle alınması zorunlu bir vitamin haline getirir.
Acaba medeniyetimiz çok hızlı geliştiği/ilerlediği ve vücudumuzun evrimi bu hıza yetişemediğinden, henüz mevcut beslenmemize adapte olamadığından böyle olabilir mi?