“Sensiz kaldığımı bile bile yaşamak macerasına çaresiz boyun eğdim. Ezilmiş otlar gibiydim, devrilmiş ağaçlar gibiydim, öldürülüp içi doldurulmuş kuşlar gibiydim.”
“Sevmek bir bakıma unutamamaya mahkûm olmaktır. Sevilmemişsek; bir de unutulmaya mahkûm oluşumuz var en hazini. İnsan, unutabildiği kadar güçlüyse; unutamadığı ölçüde yıkık ve ezik kalıyor.”
“Ve ölümün bir sigara kağıdı gibi yakıp öbür dünyaya bile bir şeyini bırakmayacağı duygusunu yayan bu ihtiyara kendi camımın ortasına yapışmış dışa doğru bakarken onun da bana karşı aynı fakat belki sadece elli yıl önceki kelimelerle aynı duygu içinde donup kaldığını anladım.”