Eğer dünyayı olduğu gibi görürsek sabahları yataktan kalkamayacak kadar üzgün oluruz.Eğer dünyayı hayal ettiğimiz gibi görürsek terliklerimizi bulamayacak kadar sapıtırız. Dünyaya pembe gözlüklerle bakabiliriz ama bu gözlükler ne bulanık ne de nettir.Bulanık olamazlar çünkü dünyaya dahil olmak-helikopterleri uçurmak,bebeklerin altını değiştirmek, akıllı memelilerin sağ kalma, gelişme adına yapması gereken bütün diğer işleri yerine getirmek için dünyayı yeterince net görmemiz gerekir.Ama gözlüklerimiz net de olamazlar çünkü helikopterleri tasarlamak ( " Eminim bu şey uçacak"), bebeklere hoşgörülü davranmak ("Ne büyük bir mutluluk!") için bu gözlüklerin pembe tonuna ihtiyaç duyarız. Ne gerçeklik neden yanılsama olmadan yapabiliriz. İkisinin de bir amacı vardır, ikisi de birbirinin etkisini kısıtlar ve dünya üzerindeki deneyimlerimiz bu iki Zorlu rakibin müzakere ettiği ustaca bir uzlaşmadır.