Gözüm bahçedeki çiçeklere takıldı. Bir sürü çiçek vardı Selime Teyze'nin bahçesinde ama hiçbiri saksıda değildi. Araba tekerleğinin içine çiçek dikmiş; yoğurt kaplarına, peynir tenekelerine dikmiş. Toprağın hiçbirini boş bırakmamış. Bu mevsimde bile çiçekli bahçe; kimbilir yazın nasıl oluyordur. Dışarıdan bu kadar renkli görünmüyordu ev. Belki diğer evlerin avluları da böyledir. İnsanın içi dışı bir mi ki evler öyle olsun.
Herkesin terk etmek zorunda kaldığı kurak bir memlekette, ihtiyar ve kör köpeğin hayatta kalma mücadelesi...
Bütün hikaye, kitabın kapağındaki mısır fidesi etrafında başlayıp tamamlanıyor.
Kitabın sonlarına gelince, köpeğin sahibine ne kadar sadık olduğu ama sadakatin tek taraflı olmadığı köylülerin bulduğu madenî parayla ortaya çıkıyor.
Uzunca yazmak istemedim, kitapla tanışmanız tavsiyemdir.