Goethe der ki, "Elleriyle çalışan, işçidir. Elleri ve kafasıyla çalışan, ustadır. Elleri, kafası ve yüreği ile çalışan, sanatkârdır" Bir insanın kemalatı, inkişaf eden latifelerinin fazlalığıyla orantılı olduğuna göre, daha çok musibet, daha çok kemale ermiş latife demektir. Bu da insanın eşya olmaktan uzaklaştığı, bir ilahi sanat eseri olmaya yöneldiği anlamına gelecektir..
Bergson iki tür bilmeden bahseder. Biri sujenin obje etrafında gezinmesi, bir diğeri ise ona katılımı... İlki rölativiteye, ikincisiyse mutlak olana götürür. Yani mutlak olanı biliş, etkinlik içeren bir biliştir.