Maşide E.

Maşide E.
Devran çarkını tersine çevirmeli..
Bazen bir şeyin bütününde var olan güzellik, ayrıntılarında görünmeyebilir.
Sayfa 62 - Mercek Tesellisi
Reklam
"Ruhlarla oynamak ters teper / Asıl mesele kendi ruhunu kurtarmaktır" Browning
Sayfa 490 - *38.dipnot
Seyir Tesellisi
İnsan, bedeninden çok ruhunda yaşadığını fark edebilirse, yaşadıklarını da pencereden bakar gibi dışarıdan seyredebilir. Olayların etkisi altına girerek, onları sahiplenerek, kendini olayların nesnesiymiş gibi düşünerek onlardan aşırı etkilenmek yerine, onları dışarıdan seyrederek, sahiplenmeden, onlara maruz kalan değil de şahit olan biriymiş gibi davranabilir. Olayların içine girmeden, oturduğu koltuktan dışarıdan bir gözle, acıyı çeken olarak değil, acı bir sahneyi seyreden biri gibi kendisini algılayabilir. Yaşadıklarını dışarıdan bir bakış açısıyla seyrederek, onların olumsuz etkilerinden kurtulabilir. Acılar içinde kıvranan birinin kendisini dışarıdan seyretmeye, içeriden kurtulmaya ne kadar da ihtiyacı vardır? Çünkü acıyı sahiplenip onun içine girdiğimizde, gerçekte var olandan daha fazla keder saracaktır bizi. Bıçağın kendisini kesememesi ve gözün kendisini görememesi gibi, insan da yaşadığı acıyla özdeşleştiğinde, kendisini onaramayacak ve çıkmaz sokağa girecektir.
Sayfa 52
Sabır kapasitesi, düne hiç harcanmamış haliyle, yarına pay bırakmayacak şekilde, bugün son damlasına kadar kullanılarak, mükemmel bir güç elde edilebilir, böylece "Allah sabredenlerle beraberdir" (Bakara, 153) ayetinin sırrı ortaya çıkar. Asıl sorun, baştaki dertlerin büyüklüğü değil, sabrın o dertlere yetmiyor olmasıdır. Zira sabır da bir nimettir ve her nimet gibi o da sınırsızca değil, miktarınca verilir. İnsan sabır kuvvetini gereksiz işlere dağıtır, şimdi ihtiyacı olan sabrı geçmişe ve geleceğe pay eder. Kaderindeki bütün musibetlere tahammül edebileceği güç ona verilmişken, bu gücü israf edip, dayanıksız bir biçimde musibetlerin karşısına çıkar. Oysa çekilen en büyük acıların, yaşanılan vakte düşen miktarı, hiçbir zaman verilen tahammülün üzerinde değildir. Bir ayette, "Allah, kimseye kapasitesinin üstünde bir sorumluluk yüklemez" buyrulmuştur. (Bakara, 286) Belanın şiddeti, musibetin büyüklüğüyle değil sabrın yeterliliğiyle ölçülür. Konfüçyüs, "Kuyu derin değil, ip kısa" derken bunu kastediyor olmalıdır.
Sayfa 47
Hüznün kaynağı geçmiş, korkunun kaynağıysa gelecektir. Kur'ân-ı Kerîm'de "Allah'ın velilerine korku ve üzüntü yoktur" buyrulur (Yunus, 62). Onların acıları ve korkuları hayatlarını olumsuz etkilemez.
Sayfa 47
Reklam