Son günlerde duygularım büyük bir tencereye konmuş gibiydi. Sanki altı kısık ateşte pişiyor,eriyerek birbirine karışıyorlardı. Bu karışımdan benzersiz, katmanlı bir duygu akıyordu: kendini a,has,sebepsiz bir hüzün.
Büyüklerin hiçbiri kalbimdeki şarkıyı, gönlümdeki kelime derlemelerini sevmiyor.Ama onlardan haberleri var çünkü içimden, gizli bir kanal vasıtasıyla parça parça akıyorlar ve bu kanalın nerede olduğunu bilmediğimden, ağzını tıkayamıyorum."Sen kendini bir şey mi sanıyorsun?"diye soruyorlar şüpheyle ve ben, kendimi bir şey zannetmeyi aklımın ucundan bile geçirmediğime dair onları temin ediyorum.
Bence arkadaşlığın bütün numarası, senden daha iyi insanlar bulmak;daha akıllı,daha karizmatik değil, daha sevgi dolu, cömert ve bağışlayıcı insanlar bulup onlara sana öğretebileceklerinden ötürü saygı duymak, senin hakkında ne kadar iyi veya kötü şeyler söylerse söylesinler kulak vermek, bir de onlara güvenmek, ki en zoru budur.Ama en güzelidir de.