Memleket harap olmuş, millet işe yarayacak, belini doğrultacak bilek ve kafaları toprağa vermişti. Yalnız Çanakkale'de onbinlerce ihtiyat zabiti yatıyordu. Osmanlı Devleti'nin tek ve aynı zamanda hem akla yatkın hem de hayatıyla ilgili ümidi geri kalan bilek ve kafalardı. Yorgun ve bitkin ülke onlara su gibi, hava gibi muhtaçtı
Gerçekten de bir başka insana gönlünü tümüyle kaptıramamış, kendini o insana tümüyle verememiş, kendini unutamamış, bir başkası için duyacağı sevgiden çılgınca davranışlara kalkışmamıştı.