Kendi beyazdı ve bir zenciyi baştan çıkarmıştı. Bizim toplumumuzda ağza bile alınmayacak bir şey yaptı; bir zenciyi öptü. Yaşlı bir amcayı değil, güçlü ve genç bir zenciyi öptü. Bu toplumsa bir kuralı çiğnerken kural mural kızın umrunda değildi ama iş olup bittikten sonra yaptığı şeyin ağırlığı altında ezildi
Her şey senin eteklerine süpürüyordu beni
içimden;
için ki, içimin aynasıydı
ve yalnızlık biraz da aklın, törelerin ve geleneklerin ve yasalarla alışkanlıkların
bizi kuşattığı yerdi.
Yalnızlık alıp karşına kendini,
öteki kendinlerle konuşmaktır.
Bakışmaktır, öteki kendinlerle;
dövüşmektir.
Kimi zaman da, öldürmektir
içlerinden sana en çok benzeyeni,
benzemiyor diye.
Yalnızlık, öldürmektir.