Bir şeye duyulan sevgi hakikiyse, o sevgi, başka bir şeye duyulan nefretten beslenmez. Yemeğe duyulan sevgi hakiki değildir; çünkü açlık korkusundan beslenir. Zenginliğe duyulan sevgi hakiki değildir; çünkü fakirlik korkusundan güç alır. Zıddına borçlu olunan bu sevgiler gerçek değildir, onlar birer korku ve birer kaçıştır. Ancak annenin çocuğuna duyduğu şefkat gerçek bir duygudur. Çünkü annelik şefkati zıddından beslenerek var olmaz; içten gelir, kalpten doğar. Annenin çocuğuna olan sevgisi, çocuksuzluk korkusundan bir kaçış değildir. Annelik duygusu, rekabetten ve başka annelere üstün gelme kaygısından da beslenmez.
O zamanlar, insanlar ağır hareket ederlerdi. Salına salına meydanda yürür, ayaklarını sürüyerek etraflarındaki dükkânları dolaşır, hiçbir işi telaşa getirmezlerdi. Bir gün yirmi dört saatti ama daha uzunmuş gibi gelirdi.