Ezbere atılan adımların hicranı tükenmez,
Hüznün döktüğü nakışların izi asla silinmez.
Kişinin kendisine olan saygısıdır erdemlilik,
Gafletin hançeri ne vakit dağlar gönlü, bilinmez…
“Biri gelir, seni sen eder,
Biri gelir, seni senden eder..."
Şems öyle söylemiş. Sen beni benden
edesin diye değil, kalbimi yeniden imar,
beni ben edesin diye uğradım yurduna,
demek istemiş...
Kendin için neyin doğru ya da yanlış olduğunu bilecek yetenek sende var.
Karar verdiğin yönde bir yaşam oluşturma gücü de sende var.
Diğer insanlar senin desteğin olacaklardır.
Düşün, taşın, araştır, ne yapacağına karar ver, kolları sıva, giriş, nasıl ve nerede sana yardım edeceğimizi söyle, yardım edelim. Önemli olan senin girişimin. Ancak sen girişirsen biz sana yardımcı olabiliriz.
Nikâhta kadının veya erkeğin diğerinin ayağına basarak başlattığı, "ailede kimin sözü geçecek" anlayışı, aile yaşamında değişik biçimlerde kendini gösterir: "Benden izin almadan niçin «gittin,» «alış-veriş yaptın,» «komşuda kaldın,>» <«okudun,» «baktın»" kavgalarının altında "sana güvenim yok; ben senden daha iyi bilirim. Bana sormadan birşey yapma," anlayışı yatar. Bu tür karıkoca ilişkisinde “elinden tutulanın”ın bağımsız olma, güçlü olma, birey olma hakkı kısıtlanmıştır.