Kendi yazdığı hikâyedeki o haklı ama çaresiz "Kuzu"nun kaderini, bizzat kendi hayatıyla mühürlemiş olması bu trajediyi daha da derinleştiriyor.
Sırça Köşk kitabının sonundaki o meşhur cümle:
"Sakın tepesine çökmekte tereddüt etmeyin; yıkılmaz sanmayın, yıkılır..."
Sabahattin Ali, bu satırları yazdıktan kısa bir süre sonra, o "sırça köşklerin" gölgesinde hayatını kaybetti. İronik olan şu ki; onu yok eden sistem ve o dönemin güçlü isimleri tarih sayfalarında tozlanırken, onun kitapları bugün hâlâ elden ele geziyor ve haksızlığa karşı dimdik duruyor.
Belki fiziksel bir mezarı yok ama fikirlerinin ulaştığı her zihin onun için bir anıt gibi.