"Şimdi tutturduğum yolu sonuna dek sürdürmek zorundayım; okumazsam, kendi bildiğim gibi çalışmazsam, hiçbir şey yapmazsam, aramaktan vazgeçersem, işte o zaman yok olurum. En acı yazgı olur benimki."
Her bilinçli varlık, davranışlarını etkileyen çok sayıda iç içe geçmiş neden ve koşulun bağlantı noktasında bulunur. Bu içgörü genellikle kendimizi ve başkalarını affetmemize, öfke ve küskünlüğü bırakmamıza ve herkes için şefkat duymamıza izin veren anahtardır.
19. yüzyıl çirkinliğin yüzyılıydı; anne-babalarımız, onların anne-babaları ve biz, öncekilerden daha çirkin bir çevrede yaşadık ve yaşıyoruz. Tekrar ediyorum: Duyguları bir kenara bırakıp baktığınızda ve bugün elimizde olanları önceki çağlardakilerle karşılaştırdığınızda, anne-babalarımız ve bizler tarafından kullanılan nesnelerin bir tekine bile güzel denilemeyeceğine, tam tersine çekici bulduğumuz şeylerin daha önceki yüzyıllardan geldiğine siz de ikna olacaksınız.
Konutlarımızın içine baktığımızda, ev eşyaları dediğimiz çer çöp karşısında anca tüylerimiz ürperir.
Azıcık da olsa hoşa gidecek tek bir sandalye, masa veya vazo yok; kendimizi yiyip bitirip umutsuzluğa kapılmıyorsak bunun tek nedeni, ne yazık ki (belki de ne mutlu ki), bütün bunlara alışmış olmamızdır.
Hendrik Petrus Berlage / Mimarlıkta Üslup Üzerine Düşünceler
Her ne sebeple -yapım, hormonal döngüm, havalar- olursa olsun, bazen alıngan oluyorum. Her zaman değil, genellikle değil, sadece bazen. Aşil'in topuğu gibi ama hiçbir şekilde beni tanımlamıyor.
O esnada çevremde olanlara sabır diliyorum.·Kitabı okudu