f.abay

@_af_·
·
sabitlendi
Yatağımın karşısında bir pencere var. Odanın duvarları bomboş. Nasıl yaşadım on yıl bu evde? Bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? Ben ne yaptım? Kimse de uyarmadı beni. İşte sonunda anlamsız biri oldum. İşte sonum geldi. Kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım.
Sayfa 594·Kitabı okudu
Reklam

f.abay

, bir kitap okudu
Puan vermedi·428 syf.·
2026 18. kitabı
J. R. R. Tolkien
9.5/10 · 11,6bin okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2026 17. kitabı
Bu kitabı okumadan önce 1980'lerin Türkiyesi'ni hep tek boyutlu düşünürdüm: darbe oldu, özgürlükler kısıtlandı, insanlar susturuldu. Gürbilek'i okuyunca fark ettim ki asıl mesele çok daha karmaşık ve çok daha sinsi bir yerde duruyor. Denetimin en güçlü biçimi yasaklamak değil, serbest bırakmakmış . Örneğin, darbe sonrasında çok şey serbest bırakılmış. Arabesk televizyona çıkmış, cinsellik konuşulur olmuş, özel hayat kamusal alana taşınmış. İlk bakışta bu bir söz hakkı, özgürlük, bir nefes alma gibi görünüyor. Ben de öyle düşünürdüm. Ama Gürbilek şunu fark ettiriyor: Neyin serbest bırakıldığı, neyin hâlâ yasak tutulduğu kadar önemlidir. Arabesk çalınabilirdi ama sınıf eşitsizliği konuşulamazdı. Beden görünür olabilirdi ama emek sömürüsü sorgulanamazdı. Piyasa çok şeye izin verdi ama tam da sistemi rahatsız etmeyecek şeylere. Tam olarak iktidarın izin verdiği özgürlüğün aslında gerçekten özgürleştirmediğini fark ettiriyor. Yalnızca tehlikeli olanı zararsız olanla değiştiriyor. Yine en çok üzerinde durduğu vitrin, bir sergileme alanıdır. İçindeki şey gerçektir ama dokunulamazdır, camın arkasındadır, seyredilmek için oradadır. Artık yaşanmaz, teşhir edilir. Günümüzle kıyaslayınca fark ettim ki bu sadece 80'lere ait bir şey değil. Bugün ben de vitrindeyim. Paylaştığım her fotoğraf, yazdığım her şey, kurduğum her cümle, bir tür vitrin. Ve o vitrini doldurmak için zaman zaman gerçekten yaşamaktan uzaklaşıyorum. Başka bir mesele , Arabesk. Başlangıçta bu müzik, gerçek bir acıdan gelmiş, köyden kopmuş, şehre tutunamamış, ne buraya ne oraya ait olmuş milyonların sesi. O seste sahici bir şey var. Ama sonra şunu gösteriyor Gürbilek: O ses vitrine çıktığı anda bir şey değişti. Artık o insanların acısı değil, o acının imgesi satılıyordu ve bu imge gerçeğin önüne geçtiğinde,
Vitrinde YaşamakNurdan Gürbilek · Metis Yayıncılık · 20141,008 okunma
Ceza korkusuyla çekinilen kötülükler, ödül ümidiyle yapılan iyilikler, insanın yaradılışındaki çirkin hayvanlığı gidermiş sayılmaz.
Alıntı